Bazı Faydalı Dualar

Bazı Faydalı Dualar Şifa için okunacak duâlar

Hasta, sabâh ve yatsı namazlarından sonra, abdestli olarak üç istigfâr, sonra üç Fâtiha okuyup şöyle duâ yapar:

1.dua
“Elhamdülillâhi Rabbil’âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ Resûlinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în.

Yâ Erhamerrâhimîn. Yâ Rabbî! Okuduğum Fâtiha-i şerîfeleri hediyye eyledim. Kabûl eyle. Hâsıl olan sevâbları, sevgili peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmın ve Âlinin ve Eshâbının ve bütün âlimlerin ve sâlihlerin ve velîlerin rûhlarına hediyye eyledim vâsıl eyle. Bilhâssa İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfenin ve Abdülkâdir-i Geylânînin ve İmâm-ı Muhammed Gazâlînin ve Ebû Bekr-i Sıddîkın ve Selmân-ı Fârisînin ve Kâsım ve Ca’fer-i Sâdık ve Bâyezid-i Bistâmî ve Ebül Hasen Harkânî ve Ebû Alî Farmedî ve Yûsüf-i Hemedânî ve Abdülhâlık Goncdevânî ve Ârif-i Rîvegerî ve Mahmûd Encirfagnevî ve Alî Râmitenî ve Muhammed Bâbâ Semmâsî ve Seyyid Emîr Gilâl ve Seyyid Muhammed Behâüddîn-i Buhârî ve Alâüddîn-i Attâr ve Ya’kûb-i Çerhî ve Übeydullâh-i Ahrâr ve Kâdı Muhammed Zâhid ve Dervîş Muhammed ve Hâcegî Emkengî ve Muhammed Bâkî Billâh ve İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî ve Muhammed Ma’sûm ve Seyfeddîn ve Seyyid Nûr Muhammed ve Mazher-i Cân-ı Cânân ve Abdüllah-ı Dehlevî ve Hâlid-i Bağdâdî ve Seyyid Abdüllah şemdînî ve Seyyid Tâhâ-i Hakkârî ve Seyyid Muhammed Sâlih ve Seyyid Fehîm-i Arvâsî ve Seyyid Abdülhakîm ibni Mustafâ hazretlerinin rûhlarına hediyye eyledim, vâsıl eyle yâ Rabbî. Bu velîlerin, bu sevdiklerinin hâtırları ve hurmetleri için benim derdime devâ ve şifâ ihsân eyle, beni bu marâzdan halâs eyle, bana sıhhat ve âfiyet ve emânet ve güzel ahlâk ve kaderine rızâ ihsân eyle yâ Rabbî, âmîn. Velhamdülillâhi Rabbil âlemîn.”

Bismillâhirrahmânirrahîm.
2.dua
Yâ Rabbî! Hastalığım sebebi ile düşmanlarımı sevindirme. Kur’ân-ı kerîmi benim için şifâ ve devâ eyle. Ben hastayım, sen ise devâ ihsân edicisin. Yâ Rabbî! i’timâd ve ümmîdim Sensin. Senin hakkındaki hüsn-i zannımı şifâm kıl. Yâ Rabbî! Aklımı ve dînimi muhâfaza eyle. Azâmetin hürmetine yakînimi, ya’nî şeksiz şübhesiz îmânımı dâim eyle. Bana yetecek kadar halâl rızk ihsân eyle. Bana eziyyet verecek kimselerin kötülüğünü, şerrini benden uzak kıl. Beni doktorlara muhtâc etme. Yer yüzünde (hayâttayken) hatâ ve kusûrlarımı setreyle. Kabre girdiğim zamanda bana merhamet eyle. Yâ Rabbî! Kıyâmet ve hesâb gününde beni bağışla, bana magfiret eyle. Besmele-i şerîf yolumdur. Allahü teâlânın Rahmân sıfatı mesnedim, arkadaşımdır. Bana dokunan her türlü kötülükden, düğümlere üfüren büyücülerin şerrinden ve hasedcilerin hasedlerini ortaya koydukları zaman, onların kötülüklerinden Rahîm sıfatın ile beni koru. Allahım! Sen birsin. şerîkin ve nazîrin yokdur.

Tevhid duâsı

Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fa’fü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî müslimen ve elhıknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî ve li kâffetil mü’minîne vel-mü’minât. “Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în. (55)

Küfürden kurtulmak için duâ

Erkek olsun, kadın olsun, her Müslümanın, her sözünde, her işinde, Allahü teâlânın emrlerine, yanî farzlara ve yasak ettiklerine yanî harâmlara uyması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmağa ehemmiyyet vermiyenin îmânı gider, kâfir [Allahın düşmanı] olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azâb çeker. Âhıretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Af edilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur.

Kâfir olmak çok kolaydır. Her sözde, her işde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre, “Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ bir iş yapdım ise, nâdim oldum, pişmân oldum. Beni af et” diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur.

Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Tekrâr bildirelim ki, kul hakkı bulunan günahlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kazâ etmek lâzımdır

Cennet ehlinden olmak için duâ

Şu duâyı yakîn ile inanarak gündüz okuyan kimse gece olmadan ölürse Cennet ehlinden olur. İnanarak gece okuyan sabah olmadan ölürse Cennet ehlinden olur.

Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü eûzü bike min şerri mâ sana’tü ebûü leke bi ni’metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfir lî feinnehû lâ yağfirüzzünûbe illâ ente. (45)

Allahım sen benim Rabbimsin. Senden başka ilâh yoktur. Sen beni yarattın. Ben de senin kulunum. Gücüm yettiği kadar senin va’din ve ahdin üzerineyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım. Senin bana verdiğin ni’metini îtiraf ederim. Günahımı da îtiraf ederim.Beni mağfiret et. Çünki günahları ancak sen bağışlarsın.
Not: tabii bu duayı okuyan kişinin kul hakkı yememiş Allah cc şirk koşmamış olması ve büyük günahlardan uzak durması lazımdır.

Duâ kabul olduğunda yapılacak hamd

Duâsı kabul olduğunda, Allahü teâlâ’ya hamd etmelidir. Hadîs-i şerîfde: “Sizden biriniz hastalıktan şifâ bulduğu veya seferden döndüğünde duâsının kabûl olduğunu sezerse, şöyle duâ etmelidir: “Elhamdü lillâhillezî biizzetihî ve celâlihî tetimmüssâlihât” buyurulmuştur. Duânın mânası: Hamd o Allahü teâlâ’ya mahsustur ki, izzeti ve celâli sayesinde bütün iyi işleri tamamlanır.

Giriştiği işi başarır, arzû ettiğine kavuşursa, elhamdü lillâhillezî bini’metihi tetimmüs sâlihât der. Arzû ettiğine kavuşmazsa, elhamdü lillâhi alâ külli hâl der. Olmamasında gizli bir hikmet olduğunu düşünür. Çünki işlerin en hayırlısı, şüphesiz Allahü teâlâ’nın ihtiyâr ettiğidir.

Başlanan işin kolay ve hayırlı olması için duâ

Bir işe başlarken, bunun kolay ve hayırlı olması için devamlı şu dua edilmelidir:

“Rabbi yessir ve lâ tüassir Rabbi temmim bil hayr.”

Kurban keserken okunacak duâ

Şu duâ okunmalıdır: Allahümme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel min fülân bin fülân.

Su içerken okunacak duâ

Suyu Besmele ile üç nefesde içmeli, her nefesde ağzını bardaktan çekmelidir. Peygamber efendimiz de böyle yaparlardı. Birinci nefeste Rabbine, verdiği ni’met sebebiyle şükretmeli, ikinci nefeste, kendisine ortak olmaması için Allahü teâlâ’ya şeytandan sığınmalı, üçüncü nefeste içtiği suyun şifâ olması için Allahü teâlâ’ya niyazda bulunmalıdır.

Her nefesin sonunda da Allahü teâlâ’ya hamd ederse, “Elhamdülillah” derse içtiği su, diğer su içmesine kadar karnında tesbîh eder. Hadîs-i şerîfde: “Günahı çok olan, çok su dağıtsın” buyurulmuştur. Peygamberimiz buyurdu ki, “Su içeceğiniz vakit, ayakta içmeyiniz! Vücûdünüze zararlıdır. Yalnız abdestten artan su ve zemzem-i şerif ayakta içilir.”

Zemzem içerken okunacak duâ

Zemzem suyu ikrâm edildiğinde, güzel kokuda olduğu gibi geri çevirmemeli, almalıdır. Su içtikten sonra Resûlullah’ın yaptığı gibi: “Elhamdü lillâhillezî ce’alehü azben fürâten birahmetihî ve lem yec’alhü milhen ücâcen bizünûbî” duâsını okumalıdır.

Duâda, rahmeti ile suyu tatlı yapıp günahların sebebi ile acı bir tuz hâline getirmeyen Allahü teâlâ’ya hamd olsun denilmektedir.

Zemzem ne niyetle içilirse ona faydası olur. Bunun için, şifa için, sıkıntıdan kurtulmak için, son nefeste iman ile ölmek için… Onun için niye çok ihtiyacımız varsa ona niyyet edip içmeli. Birden fazla şeye de niyyet edilebilir.Zemzem içmeyi bir nimet bilmelidir.Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.”

“Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah korur.”

Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resûlullah “Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur” buyurduğu için, ben de kıyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi içiyorum) derdi.

İbni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, “Allahümme inni es’elüke ilmen nâfian, ve rızkan vâsi’an ve şifâen min külli dâin ve sekâm.Ya Rabbi, senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum” diye duâ ederdi.

Hapşurunca okunacak duâ

Hapşurunca “Elhamdülillah” demeli, bunu duyan müslüman da, “Yerhamükellah” yani (Allah sana rahmet etsin.) demelidir! Üçüncü biri varsa “Yehdina ve yehdikümullah” demelidir! Üçüncü bir kimse yoksa, aksıran cevap olarak aynı şeyi söylemelidir!

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Hapşurunca “Elhamdülillah” diyen göz ağrısı görmez.” “Hapşurunca Elhamdülillah diyeni, 70 türlü belâdan korunur.”

Elbise giyerken şu duâ okunmalıdır:

Elhamdü lillâhillezî kesânî hâzessevb ve rezekanîhi min gayri havlin minnî ve lâ-kuvveh. (19)

Resûlullah her yeni elbise giydiği zaman bu duâyı okurdu: “Elhamdü lillâhillezî kesânî mâ ûriye bihi avretî.”

Elbise giyerken sağdan başlamalı, çıkarırken soldan çıkarmalıdır. Resûlullah Efendimiz böyle yapardı. Giyinirken Allahü teâlâya hamd eder, şöyle duâ ederdi: “Allahümme lekel hamdü. Ente kesevtenîhi. Es’elüke min hayrihi ve hayri mâ suni’a lehu ve eûzü bike min şerrihi ve şerri mâ suni’a lehü.” Mânası: Allahım, hamd sana mahsustur. Sen bana bu elbiseyi giydirdin. Senden onun hayırlı olmasını ve ne için yapılmış ise, onun da hayırlı olmasını dilerim. Onun şerrinden ve ne için yapılmış ise o şeyin de şerrinden sana sığınırım.

Gıybet etmenin kefareti

Gıybet etmenin kefâreti, gıybet ettiği kimse için istiğfar etmek ve onunla helallaşmaktır. Oturduğu yerden kalkmadan, şu duâyı üç defa okur: “Allahümmağfir lehü verhamhü ve tecâvez anhü vec’al mâ kulnâ fîhi keffâreten li-zünûbihî ve kurbeten ve zülfâ bi-rahmetike yâ erhamer-râhimin” ya’nî, yâ Rabbi, onu mağfiret eyle, ona merhamet eyle, ona merhamet eyle, yaptıklarını bağışla, hakkında konuştuklarımızı günahlarına kefâret, kurbet ve zülfâ eyle. Rahmetinle, ey erhamer-râhimîn, demektir.

Ayrıca, Allahümmagfir lî ve limen iğtebtü, okur. Yarabbi beni ve gıybetini yaptığımı affet,demektir.

İnsandan bir günah sadır olunca, hadiste belirtildiği gibi temiz bir abdest alıp iki rek’at namaz kılmalı ve sonra şöyle istiğfar etmelidir:

Estağfirullah estağfirullah, estağfirullahe’l-kerîme’llezi lâilâhe illâhu, el-Hayye’l-kayyûme ve etûbu ileyh, tevbete abdin zalimin li nefsihî lâ-yemliku linefsihî mevten velâ hayâten ve lâ nuşûra, ve es’eluhu’t-tevbete ve’l-mağfirete lenâ innehû huve’t-tevâbu’r-rahîm.

Resûlullah’ı rü’yada görmek için duâ

Resûlullah’ı rü’yada görmek: Rû’yâsında Peygamber Efendimizi görmek istiyen, ona çok salevat okusun ve şu duâyı okumağa devâm etsin: “Allahümme rabbel beledil-harâm veş-şehril harâmi vel-hılli verrükni vel-harâmı ver-rükni vel-makam ikra’ alâ rûhi Muhammedin minesselâm.”

Ebû Hüreyre hazretleri,Resûlullah’dan bildirir: “Cuma gecesi iki rek’at namaz kılıp, her rek’atında bir Fâtihadan sonra bir Âyete’l-kürsî, oneş İhlâs okuyup selâm verdikten sonra bana bin salevât okuyan, öbür Cumaya varmadan beni rü’yada görür” buyurdu.

Kötülerin şerrinden kurtulmak için duâ

Resûlullah Efendimiz, düşmandan çekindiği zaman: “Allahümme innâ nec’alüke fî nuhûrihim ve ne’ûzü bike min şurûrihim” derdi.

Evlilikte ilk gece okunacak duâ

Dâmad, gelinin yanına girince, ikisi de, iki rek’at namaz kılmalıdırlar. Sonra dâmad, gelinin kâkülünden tutup: “Allahümme bârik lî fî ehlî ve bârik lî ehlî fiyye, Allahümmerzuknî minhâ verzukhâ minnî. Allahümmecma’beynenâ mâ cema’te fî hayrin ve ferrik beynenâ izâ ferrakte fî hayrin” duâsını okur. Onunla cima edeceği zaman: “Allahümme bismike estahleltü fercehâ ve bi emânetike ehaztühâ. Allahümme femâ kadayte şey’en min rahmihâ fec’alhü bârren takıyyen, vez’alhü müslimen seviyyâ ve lâ tec’alhü müfsiden şerîken liş-şeytanî” der.

Biri de, cima’ ederken şeytandan Allahü teâlâ’ya sığınmaktır. Bu esnâda şöyle der: “Bismillâhi Allahümme cennibnâ-ş-şeytâne ve cennibi-ş-şeytâne mâ razaktenâ”, ya’ni şeytanı bizden ve bize verdiğin çocuktan uzak eyle der. Bu durumda kendilerine çocuk verilirse, şeytan ona zarar veremez.

Çocuğa isim koyarken

Abdestli olarak ayakta kıbleye dönüp, çocuğun sağ kulağına ezan ve sol kulağına kaamet okuduktan sonra verilen isim çocuğun kulağına söylenir. Peygamber efendimiz kendisine bir çocuk getirildiğinde “Allahümme’c’alhü berren ve takıyyen ve enbetehü fi’l-İslâmi nebâten” diye dua ederdi. Resûlullah efendimiz, çocuğa güzel isim verilmesini emir buyurmuştur.

Çocuk konuşmaya başlayınca

Çocuk konuşmağa başlayınca, en önce “Lâ ilâhe illâllah” kelimesi ona öğretilir. Bu yedi defa ona telkîn edilir. Sonra ona: “Fe te’âlâllahül melikül hakku lâ ilâhe illâ hüve Rabbül arşil kerîm” (72) âyeti telkîn edilir. Sonra Âyet-el kürsî’yi ve Haşr sûresinin sonu olan Hüvallahüllezî’yi okuyup öğretir. Düzgün konuşması, kekemelikten kurtulması için “rabbişrahlî sadrî veyesirlî emrî vah’ül ukdeten min lisânî yefkahü kavlî” ayetini okumalıdır.(72)

Hastalıkta okunacak dua

Hastalık hâlinde, günahlarına tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i şerîfde: “Bir kul hastalanıp, sonra iyileşince, hâli iyi olmazsa, yanındaki hafaza melekleri, biz onu iyileştirdik, ama o âfiyyet bulmadı, ya’nî hâlini düzeltmedi derler” buyuruldu.

Hasta iken şu duâyı çok okur: “Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ şerîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte kadayte aleyyel mevte fağfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete adnin.”

Hazret-i Âişe anlatır: Resûlullah’dan duydum: “Birinize derd, keder, hastalık gelince, üç defa “Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” desin” buyurdu. Hazret-i Enes anlatır. Resûlullah’a bir köylü gelip, “ben hastayım, yediğim içtiğim karnımda durmuyor; iyi olmam için bana duâ et” dedi. Resûlullah: “Bir şey yediğin veya içtiğin zaman, “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil-ardı ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm” söyle, büyük de olsa, hastalık sana zarar vermez” buyurdu.

Peygamberimiz Eshâbına, bütün ağrı ve ateşli hastalıklar için: “Bismillâhil kebîr eûzü billâhil azîm min şerri külli ırkın ne’ar ve şerri harrin-nâr” duâsını okumağı öğretirdi.

Baş ağrısında okunacak dua

Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Başın ağrıyınca, elini başına koy ve Haşr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”

Resûlullah’ın Haşr sûresinin bu kısmını okuduğu zaman, mübârek elini, mübârek başına koyduğu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastalığa şifâdır” buyurduğu bildirilmiştir. (Bu ayetler, ayatı hırz (76) dualarının içinde vardır.)

Kaybolan kimseye kavuşmak için

Ce’fer-i Huldî hazretleri buyurdu ki: Birşeyin kaybolduğu veya bir kimse ile buluşmak istediğin zaman, yâ câmi’an-nâsi li-yevmin lâ raybe fîh, innallahe lâ yuhlifül mîâd, icma’ beynî ve beyne … (71) deyip, kimle ve neyle buluşmak istiyorsa, beni onunla buluştur söyleyip, noktaların olduğu yerde onun ismini belirtir. Böyle söylersem, Allahü teâlâ muhakkak seni o şey veya o kimse ile buluşturur. Bunu söylediğim her zaman, duâm kabûl edildi.

Cenaze namazı duâsı

Cenaze namazında, birinci tekbirden sonra, sübhâneke (“ve celle senâüke” ile beraber) okunur. İkinci tekbirden sonra, salli, barik okunur. Üçüncü tekbirden sonra, cenaze duası okunur.

Cenaze duası : Allahumme’ğfir li hayyinâ ve meyyitinâ ve şahidinâ ve ğaibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sağrinâ ve kebirina. Allahumme men ahyeytehû minnâ feahyihî alâ’l-islâmi ve men teveffeytehû minnâ fe-teveffehû alâ’l-iman. Ve hussa hazâ’l-meyyite bi’r-ravhi ve’r-rahati ver rahmeti ve’l-mağfirati ve’rıdvan. Allahumme in kâne muhsinen fezid fi ihsanihi ve in kâne musî’en fetecâvez anhu ve lekkihi’l-emne va’l-buşrâ ve’l-kerameteve’z-zulfâ. Allahümmecal kabrehü ravdaten minriyadılcinani velatecal kabrehü hufreten minhuferinnirani rabğifirli velivadeyye velilmü’minine velmü’minati velicemiilmüslimine velmüslimati elahyai minhüm velemvati bi-rahmetike yâ erhame’r-rahimin. ( Cenaze kadın ise, “..hussa’dan sonraki zamirler müennes olarak okunur) (62)

Cenâze duâsı yerine, Rabbenâ âti-nâ…, veya yalnız Allahüm-magfir leh demek veyahut duâ niyeti ile besmelesiz Fâtiha-i şerife okumak da olur. Duâ okumak, meyyitin afvına sebep olur.

Cenaze defin esnasında okunacak dua

Defin esnasında şu yedi sûreyi ve bu duâyı okumak müstehabdır. Bu sûreleri hasta üzerine okumak da müstehabdır. Bu yedi sûre, Fâtiha, Muavvizeteyn (Kul eûzüler), İhlâs, İzâ câe, Kul yâ eyyühel kâfirûn ve İnnâ enzelnâhü sûreleridir. Duâ ise şudur: “Allahümme innî es’elüke bismikel azîm. Ve es’elüke bismikellezî hüve kıvâmüddîn. Ve es’elüke bismikellezi yurzeku bihil ibâd. Ve es’elüke bismikellezî kamet bihis semâvâtü vel ard. Ve es’elüke bismikellezî tuhyî bihil hayyü ve tümîtü bihil-mevtâ. Ve es’elüke bismikellezî izâ süilet bihi a’teyte ve izâ dui’yet bihi ecebte. Rabbe Cebrâile ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile. Yâ Bedî’as-semâvâti vel-ard. Yâ Zelcelâli vel-ikrâm. Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Vağfir lenâ ve lehü, verhamnâ ve iyyâhü birahmetike yâ erhamerrâhimîn.” ( Definden sonra verilecek telkinin metni (61)’de)

Teheccüd namazından sonra okunacak duâ

Hz. Peygamberin, teheccüd namazına kalktığı zaman okuduğu duâ:

İbni Abbas hazretleri Peygamber Efendimizin teheccüd namazına kalktığı zaman şu duayı okuduğunu bildirmiştir:

Allâhumme leke-l-hamdu ente kayyimu’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente meliku’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente nûru’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente’l-hakku ve va’duke’l-hakku ve likauke hakkun ve kavluke hakkun ve’l-cennetu hakkun ve’n-nâru hakkun ve’n-nebiyyune hakkun ve Muhammedun hakkun ve’s-sâatu hakkun Allahumme leke eslemtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hasamtu ve ileyke hakemtu fe’ğfir lî ma kaddemtu vemâ ahhartu vemâ asrartu vemâ a’lentu ente’l-mukaddimu ve ente’l-muahhir velâ ilâhe illâ ente evlâ ilâhe ğayruke velâ havle velâ kuvvete illâ billâh.(58)

Yeni hilâli görünce okunacak duâ

Yeni hilâli görünce şu duâ okunur:

“Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber lâilâhe illâllah. Allahumme ehlilhû aleynâ bi’l-emni ve’l-îmâni ve’s-selâmeti ve’l-islâm” (Allah en büyüktür. Allah’tan başka İlah yoktur. Allahım ayı bize güven, huzur ve İslâm ile geçir.)

Banyoya girerken çıkarken okunacak dua

Banyoya girerken şu duâ okunur:

“Allahumme innî es’eluke min’el-cenneti ve naîmihâ ve eûzu bike mine’n-nâri ve hamîmihâ “ (Allahım senden cenneti ve cennet nimetlerini istiyorum, cehennemden ve cehennemin hararetinden sana sığınıyorum)

Banyodan çıkarken:

“Elhamdu lillâhillezi ezhebe annî’l-ezâ ve âfanî” denilir.

Helaya girerken çıkarken okunacak duâ

Tuvalete gideceği sırada okunur:

“Allahumme innî eûzu bike mine’r-ricsi’l-habîsi’l-muhbisi mine’ş-şeytâni’r-racîm” (Allahım, pislikten, kötü, kovulmuş şeytandan sana sığınırım.)

Tuvaletten çıkınca şu dua okunur:

“Elhamdu lillâhillezî ezhebe annî mâ-yu’zînî ve emseke aleyye mâ yenfeunî subhaneke ğufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” (Bana eziyet veren şeyi benden gideren, bana yararlı olanı bende bırakan Allah’a hamdolsun. Yücesin Rabbim, mağfiretine sığınıyorum, Rabbimiz, dönüş sanadır.)

Hadîs-i şerîfde: “Cin ve şeytanlar halâda insanları ifsâd ve eziyyet için beklerler. Sizden biriniz halâya girerken Eûzü billâhi minel hubüsi vel habâis desin” buyuruldu.

Bir zarar meydana geldiğinde okunacak duâ

“Asâ rabbunâ en-yubdilenâ hayran minhâ innâ ilâ rabbinâ râğibûn.” (Ola ki Allah onun yerine bize ondan daha hayırlısını vere. Biz Rabbimizi arzu ediyoruz

Öfkeli halde edilecek dua

“Allahummâğfir lî zenbî ve’zheb ğâyza kalbî ve ecirnî mine’ş-şeytâni’r-racîm (Allahım, günahımı bağışla, kalbimin öfkesini gider, beni kovulmuş şeytandan uzak tut.)

Fırtınada okunacak dua

Resûlullah Efendimiz şiddetli rüzgârlar eserken dizlerinin üzerine oturup “Allahümmec’alhâ rahmeten ve lâ tec’alhâ azâben, Allahümmec’alhâ riyâhan ve lâ tec’alhâ lenâ rîhan” duâsını okurdu. Ya’nî Allahım! Bu rüzgârları hakkımızda rahmet kıl, azâb kılma. Yâ Rabbi bunları bizim için rahmet kıl, azab ve elem kılma demektir.

Bir de: “Allahümme lâ taktülnâ biğadabike ve lâ tehlüknâ biazâbike ve âfina kable zâlike” duâsını okurdu. Burada da Allahım! Bizi gadabınla öldürme, azâbınla helâk etme ve bize âfiyetler ihsân et buyurulmaktadır.

İbni Abbâs buyurdu: Gök gürlerken “Sübhânellezi yüsebbihurra’dü bihamdihî vel melâiketü min hıyfetihî ve hüve alâ külli şey’in kadîr” duâsını okuyan yıldırım düşmesinden korunur.

Fakirlikten kurtuluş duâsı

Dinimiz çalışarak kazanmayı emretmektedir. Hz.Ömer, “Çalışın, kazanın! Çalışmadan rızık beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yağdırmaz” buyurdu. Hz.Lokman Hakim de, “Çalış, kazan! Çalışmayıp muhtaç olanın dini ve aklı noksandır” buyurdu.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Eve girerken “İhlas” suresini okuyan, fakirlik görmez.”

“Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kerre “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.”

“Her gün yüz defa “La havle ve la kuvvete illa billah” diyen fakirlik görmez”

Rızık için endişe etmemelidir! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Her canlının rızkı Allaha aittir.” [Hud 6]

“Şeytan, sizi fakirlikle korkutup, fahşaya sürükler (cimriliğe, her türlü kötülüğe teşvik eder.)” [Bekara 268]

Şu duâyı okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmuşsa, ona bir çalışma kapısı açılır veya ummadığı yerden rızka kavuşur demektir. Hastalığı için duâ eden de şifaya sebep olan ilaca veya başka bir sebeple sıhhate kavuşur. Çalışmak rızkı artırmaz. Rızkı veren Allahü teâlâdır. Çalışmak sebebe yapışmaktır. Sebeplere yapışmak sünnettir.

İhtiyaçtan kurtulmak, bereketli rızka kavuşmak için sebeplere yapışmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Ömrüm uzun, rızkım bol olsun diyen, akrabasını ziyaret etsin, görüp gözetsin!)

“Sabah uykusu rızka manidir.”

“İhtiyaçlarını insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.”

“Rızka kavuşan çok hamd etsin! Rızkı azalırsa istigfar etsin!”

Hamd, “Elhamdülillah”, İstigfar, “Estagfirullah” demektir. İstigfar etmek, günahların affına sebep olan iyilikleri yapmaktır.

Borç ve sıkıntı duâsı

Ebû Abdullah el-Kureşî hazretleri, duâsı makbûl bir zât idi. Mısır’da bulunduğu sırada büyük bir kıtlık olmuştu. Bunun üzerine Mısır’dan ayrılıp Kudüs’e gitti. Filistin’deki Halîlürrahmân denilen yerdeki İbrâhim aleyhisselâmın makâmını ziyâret etti. Ziyâret sırasında İbrâhim aleyhisselâmın makâmı yanında uyuya kaldı. Rü’yâsında İbrâhim aleyhisselâm tarafından karşılandı. Ebû Abdullah el-Kureşî, İbrâhim aleyhisselâma; “Ey Halîlullah! Mısır’da büyük bir kıtlık var. Duâ buyurunuz” diye arzetti. Hz. İbrâhim de kıtlığın kalkması için duâ etti. Ebû Abdullah el-Kureşî daha sonra uyanıp Kudüs’e döndü. Çok geçmeden kıtlığın kalktığı haberini öğrendi.

Abdullah Kureşî buyurdu ki:

Bir gün hocam Ebü’r-Rabî bana, “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne öğreteyim mi?” dedi. Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Şu duâyı devamlı oku” dedi…

Okumamı istediği duâ şöyle idi: “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsit, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Rezzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ Bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikrâm… Yâ Hannân, yâ Mennân infehnî minke bi nafhati hayrin tugnînî bihâ ammen sivâk… in testeftihû fekâd câekümü’l-feth… İnnâ fetehnâ leke fethan mübînâ… Nasrun minellahi ve fethun karîb… Allahümme yâ Ganî, yâ Hamîd, yâ Mubdi’, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arşil Mecîd, yâ Fe’âlen limâ yürîd, ikfini bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr… Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül… inneke alâ külli şey’in kadîr…” (68)

Sonra bana, “Her kim şu duâyı namazlardan sonra, özellikle Cuma namazından sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düşmanlarına karşı muzaffer kılar, ona ummadığı yerlerden rızıklar verir, geçimini kolaylaştırır. Borcu dağlar kadar büyük ve kabarık olsa dahî, Allahü teâlânın lutfu, keremi ve inâyeti ile öder” dedi.

Kendisi şöyle anlatır:

Bir gün Abdullah el-Muâvirî’ye gittim. Bana, “Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir duâ öğreteyim mi?” diye sordu. Ben de “Evet” dedim. Bunun üzerine şu duâyı öğretti: “Yâ Vâhid, yâ Ehad, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr…” (68)

Başım darda kalmadı…

Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra, başım hiç darda kalmadı, rızkım çoğaldı. Duâda, maksadın hâsıl olması için, duâ eden kimsenin i’tikâdının düzgün olması, namazını muntazam kılması ve dînin emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uyması şarttır.

Ayrıca, bir kimse bir derde veya borca giriftâr olursa, “Allahümme innî eûzü bike minel hemmi vel hazeni ve eûzü bike minel aczi vel keseli ve eûzü bike minel cübni vel buhli ve eûzü bike min galebetid deyni ve kahrirricâl” duâsını okusun, buyurulmuştur.

Uykuda korkanın okuyacağı duâsı

Eûzu bi-kelimâtillâhi’t-tammâti min-ğadabihi veşerri ibadihi ve min hemezâti’ş-şeyâtîni ve en yahdurûn (Allah’ın gazabından ve kullarının şerrinden, şeytanların uğramasından ve gelmesinden tüm kelimeleriyle Allah’a sığınırım).

Namaza uyanabilmek için: Uyumadan önce, İnnâateynâ (58) suresini okuyanın ve sabah namazına kalkabilmesi için Allaha sığınanın namaza kalkması kolay olur.

Yağmur duâsı

İstiska, yağmur duâsı için sahraya çıkmak demektir. Hamd ederek, istigfar okuyarak duâ edilir. Peygamber efendimiz ve Eshab-ı kiram ve islâm âlimleri yağmur duâsı yaptılar. Sahrada iki rekat namaz kılınır. İmam, asaya dayanıp hutbe okur. Sonra kıbleye dönüp avuçlarını semaya karşı açık olarak omuz hizasına kadar kaldırıp ayakta duâ eder. Hazır olanlar oturarak amin derler. Yalnız yağmur duâsında eller omuzdan yukarı kaldırılır. Bir şey istemek için yapılan duâlarda, avuçları semaya karşı açılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahü teâlâ, ellerini kaldırıp da duâ edenin duâsını kabul etmemekten hayâ eder.”

Hastalık, kıtlık ve düşmandan kurtulmak için yapılan duâlarda avuç içleri yere çevrilir. Yağmur duâsında, ara vermeden 3 gün çıkmak, eski yamalı elbise giymek, duâya giderken sadaka vermek, 3 gün oruç tutmak, çok tevbe-istigfar etmek, kul haklarını ödemek, hayvanları da çıkartıp yavrularından ayrı bulundurmak, ihtiyarları ve çocukları da çıkarmak sünnettir. Kâfir, dinsiz, getirilmez. Bebekler analarından ayrı bulundurulur. Elbiseler ters çevrilmez.

Her murad için okunacak Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetleri

Rabbenâ ve’calnâ muslimeyni leke ve min-zurriyetinâ ummeten muslimeten leke ve erinâ menâsikenâ ve tub aleynâ inneke ente’t-evvâbu’r-rahim.

Rabbenâ ve’b’as fihim resûlen minhum yetlû aheyhim âyâtike ve yuallimu-humu’l-kitâbe ve’l-hikmete ve yuzekkîhim inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ âtinâ fîd-dunyâ haseneten ve fî-l-âhirati haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ velâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alâllezîne min-kablinâ rabbenâ velâ tuhammilnâ mâ-lâ-tâkate lenâ bih, va’fu annâ va’ğfir lenâ ve’r-hamnâ ente mevlânâ fe’n-surnâ alâ’l-kavmil’l-kâfirîn.

Rabbenâ lâtuziğ kulûbenâ ba’de iz-hedeytenâ ve heb lenâ min-ledunke rahmeten inneke ente’l-vehhâb.

Ellezîne yukûlûne rabbenâ innenâ âmennâ fe’ğfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâbe’n-nâr.

Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte ve’t-tebâ’nâ’r-rasûle fe’ktubnâ ma’ş-şahidin.

Rabbenâ’ğfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ va’n-surnâ alâ’l-kavmil’-kâfirîn.

Rabbenâ mâ-halakte hâzâ bâtılâ, subhaneke fe-kınâ azâben-nâr.

Rabbenâ inneke men-tudhili’n-nâra fekad ahzeyteh vemâ li’z-zâlimîne min ensâr.

Rabbenâ innenâ semi’nâ munâdiyen yunâdî li’l-îmânî enâminû bi-rabbikum fe-âmennâ rabbenâ fağfir lenâ zunubenâ ve keffir annâ seyyi’âtinâ ve teveffenâ maâ’l-ebrâr.

Rabbenâ ve âtinâ ma-vaadtenâ alâ rusulike velâ tuhzinâ yevme’l-kıyâmeti inneke hâ-tuhlifu’l-mîâd

Kaale İsa’bnu Meryeme-allahumme rabbenâ enzil aleynâ mâideten mine’s-semâi tekûnu lenâ îden li-evvelinâ ve âhirinâ ve âyeten minke ve’r-zuknâ ve ente hayru’r-razikîn

Kaalâ rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in-lem-tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûmenne mine’l-hâsirîn

Rabbenâ inneke âteyte Fir’avne ve mele’ehû zîneten ve emvâlen fî’l-hayâti’d-dunyâ rabbenâ li-yudillû an-sebîlik, rabbenâ’t-mis alâ emvalihim ve’şdud âlâ kulûbihim felâ yu’minû hattâ yeravu’l-azâbe’l-elîm

Rabbenâ innî eskentu min-zurriyetî bi-vâdin ğayri zî-zar’in inde beytik’l-Muharrami rabbenâ liyukîmû’s-salâte fec’al ef’ideten mine’n-nâsi tehvî ileyhim ve’r-zukhum mine’s-semerâti le’allehum yeşkurûn.

Rabbenâ inneke ta’lemu mâ-nuhfî vemâ nu’lin vemâ yehfâ alâllahi min-şey’in fî’l-ardi velâ fî’s-semâi elhamdu lillâhillezî vehabe lî alâ’l-kiberî ismâîle ve ishaka inne rabbî le-semîu’d-duâ,

Rabbic’alnî mukîma’s-salâti vemin zurriyetî, rabbenâ ve tekabbel duâ,

Rabbenâ’ğfir lî ve livâlideyye ve li’l-mu’minîne yevme yekûmu’l-hisâb.

Rabbenâ âtinâ min-ledunke rahmeten ve heyyi’lenâ min-emrinâ raşadâ.

Rabbenâ heb lenâ min-ezvâzinâ ve zurriyyââtinâ kurrata a’yunin ve’c’alnâ li’l-muttekîne imâmâ.

Rabbenâ’k-şif annâ’l-azâbe innâ mu’minûn.

Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileyke’l-masîr.

Rabbenâ lâ-tec’alnâ fitneten lillezîne keferû ve’ğfir lenâ rabbenâ inneke ente’l-azîzu’l-hakîm.

Rabbenâ’ğfir lenâ ve li-ihvâninâ’llezîne sebekûnâ bi’l-îmâni velâ tec’al fî kulûbinâ ğilen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.

Rabbenâ etmim lenâ nûranâ ve’ğfir lenâ inneke alâ kulli şey’in kadîr.

Kur’an-ı kerimdeki duâ ayetlerinin bazılarının manaları

Ey Rabbimiz bize dünya ve ahirette iyilik ver, bizi Cehennem azabından koru! (Bekara 201)

Ey Rabbimiz bize sabır, cesaret ve sebat ver, kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 250)

Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme!

Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmediği işleri de yükleme, bizi affet, bizi bağışla, bize acı, sen bizim Mevlamızsın. Kâfirlere karşı bize yardım et! (Bekara 286)

Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalblerimizi kaydırma! [bizi sapıtma] Bize, tarafından rahmet bağışla! Lütfu en bol olan sensin. (A.İmran 8)

Ey Rabbimiz, iman ettik; günahlarımızı bağışla, bizi Cehennem azabından koru. (A.İmran 16)

Ey Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığı bağışla; ayaklarımızı [yolunda] sabit kıl; kâfirlere karşı bizi muzaffer eyle! (A.İmran 147)

Ey Rabbimiz, “Rabbinize inanın” diyen davetçiyi [peygamberi] işittik, hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Ey Rabbimiz, bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamette bizi rezil-rüsvay etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın. (A.İmran 193-194)

Ey Rabbimiz, bize çok sabır ver, müslüman olarak canımızı al! (Araf 126)

Ey Rabbim, beni ve neslimi namazı devamlı kılanlardan eyle; duâmı kabul et, kıyamette hesab olunacağı gün beni, ana-babamı ve müminleri bağışla! (İbrahim 40-41)

Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! (Şuara 83)

Secdede duâ

Namaz kılarken secdede duâ edilmez. Ancak bazı nafile namazlarda, secdede iken duâ edilir. Namaz kılmadan da secdeye kapanıp duâ etmek iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Kulun Rabbine en yakın hali secdede ikendir. Öyle ise, secdede çok duâ edin.”

“Rükû ve secdede duâya gayret edin. Bu duâ kabule layıktır.”

“Secdede 3 kere, Rabbiğfirli diyen secdeden kalkmadan mağfiret olur

Vesveseden kurtuluş duâsı

İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki:

Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır. Şeytanın vereceği vesveselerden korunmaya çalışmalıdır! Şeytan cahillere daha çok musallat olur. Dinini iyi bilene vesvese veremez.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

“Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücudunda dolaşır. Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın!”

“Şeytan, kalbe vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince hemen kaçar. Söylenmezse vesvese vermeye devam eder.”

Vesvese, duâ ederek, zikrederek azalır ve yok olur. Bunun için, bilhassa günah işleme meyli olduğu zaman, hemen Allahı hatırlamaya, onu anmaya çalışmalı, istigfar, salevat ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır! Günahlara tevbe etmelidir! Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için, hergün şu duâyı okumalıdır:

“Ya Allah-ür-rakib-ül-hafiz-ür-rahim. Ya Allah-ül-hayy-ül-halim-ülazim-ür-rauf-ül-kerim. Ya Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kaimü ala külli nefsin bima kesebet, hul beyni ve beyne adüvvi!” (22)

İsm-i a’zam duâsı

İsm-i a’zâm duâsı, kesin belli değildir. Peygamber efendimiz, ism-i a’zâm duâsı hakkında bazı işaretler bildirmiştir.

Hz. Âişe vâlidemiz anlatır: Resûlullah, duânın kabul olmasına sebep olan ism-i a’zâmı bilip bilmediğimi sordu. Bilmediğimi söyleyince, “Yâ Âişe onu öğretmek, onunla dünya için birşey istemek uygun olmaz” buyurdu. Kalkıp abdest aldım ve iki rek’at namaz kılıp, “Allahümme innî ed’ûkellah ve ed’ûkerrahmân ve ed’ûkelberrerrahîm ve ed’ûke biesmaikelhusnâ külleha mâ alimetü minhâ ve mâ lem a’lem entagfirelî ve terhamenî” (67/1) duâsını okudum. Gülümsiyerek “İsm-i a’zâm, okuduğun duânın içindedir” buyurdu.

Peygamber efendimiz, “Allahümme innî es-elüke bienne lekelhamde lâ ilâhe illâ ente yâ hannân, yâ mennân, yâ bedîassemâvâti vel erdı, yâ zel-celâli vel-ikrâm” (67/1) okuyan kişiye buyurdu ki:

“İsm-i a’zâmla dilekte bulundun, bununla duâ edilince, o duâ kabûl olur ve bu duâ ile bir dilekte bulununca, dileği yerine gelir.”

Başka bir zaman da, İsm-i a’zâm, “Ve ilâhüküm ilâhün vahid, lâ ilâhe illâ hüverrahmânürrahîm” âyeti ile “Allahü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm” âyeti içindedir” (67/1) buyurdu.

Hazret-i Ali’nin bildirdiği ism-i a’zam duâsı var. “Bu duâya sımsıkı sarılın. Çünkü o Arş-ı a’zamın hazinelerinden bir hazinedir.” buyurduğu duâ şöyle:

“Allahümme innî es’elüke yâ âlimel hafiyye, ve yâ men-is-semâu bikudretihi mebniyye, ve yâ men-il-erdu biizzetihi mudhıyye, ve yâ men-iş-şemsü vel-kameru binûri celâlihi müşrika ve mudıyye ve yâ mukbilen alâ külli nefsin mü’minetin zekiyye ve yâ müsekkine ra’b-el-hâifîne ve ehl-et-takıyye, yâ men havaicul-halki indehü makdıyye, yâ men necâ Yûsüfe min rıkk-il-ubûdiyye, yâ men leyse lehü bevvâbün yûnâdî velâ sâhibun yağşa ve lâ vezîrun yu’tî ve lâ gayruhu rabbün yud’a ve lâ yezdadu alâ kesretil-havaici illâ keremen ve cûden ve sallallahu alâ Muhammedin ve âlihi ve a’tini süâli inneke alâ külli şey’in kadîr.” (67/1)

Duâya, e’ûzü besmele, Allahü teâlâya hamdü senâ ve Resûlüne salâtü selâm ile başlamalıdır! Peygamber efendimiz, duâya başlarken, “Sübhâne Rabbiyel aliyyil a’lel vehhâb” derdi. Allahü teâlâ, salevât-ı şerîfeyi kabûl eder. Duânın başı ve sonu kabûl olunca ortasının kabûl olmaması düşünülmez.

Peygamber efendimiz, “Allahü teâlâya günah işlemiyen dil ile duâ edin” buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı suâl edilince, “Birbirinize duâ edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir” buyurdu. Yine buyurdu ki:” Duânın kabûl olması için iki şey lâzımdır. Duâyı ihlâs ile yapmalıdır. Yediği ve giydiği helâldan olmalıdır. “

Salevatı- şerife okumak

Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemin ismini işitenin ömründe bir defa salevat getirmesi farz, okuyunca, yazınca, söyleyince, işitince ilkinde söylemek vacip, tekrarında müstehaptır.

Salevatın çeşitleri çoktur. Namazların son oturuşunda okunan salli barikler salevattır. Peygamber efendimize salevat getirmek için Allahümme salli ala Muhammed ve ala ali Muhammed demek kâfidir. En kısa salevat budur. Namazda okuduğumuz, Salli barikleri okumak daha sevabdır.

Peygamber efendimize salevat-ı şerife getirmenin fazileti çoktur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Cebrail aleyhisselam “Sana kim salevat okursa, 70 bin melek ona salât okur. Meleklerin salât okuduğu kimse Cennet ehli arasına girer” dedi. İşi güçleşen, salevat okumayı çoğaltsın! Çünkü salevat, bütün sıkıntıları giderir, rızıkları artırır, işlerin hayırla bitmesini sağlar. Salevat, Sıratta nur, salevat okuyan da nur ehli olur. Nur ehli olan da Cehennem ehli olmaz.”

Peygamberimiz buyurdu ki, “Her kim günde yüz defa salevât-ı şerife okursa, kıyâmet gününde güneşin sıcaklığından kurtulup, Arşın gölgesi altında benimle berâberdir. Ve her kim benim için bir salevât-ı şerife getirirse, rahmet melekleri onun günahlarının affolması için duâ ve istiğfar ederler.”

Resûlullahın bazı duâları

Peygamber efendimiz, biz müslümanların nasıl duâ etmesi gerektiğini bildirmiştir. Bu duâlardan bazıları şunlardır:

Ya Rabbi, sana ve Resûlüne itaat etmemizi ve bildirdiklerinle amel etmemizi nasip eyle!

Ya Rabbi, faydasız ilimden, makbul olmıyan ibâdetten ve kabul edilmiyen duâdan, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten ve her çeşit hastalıktan, gece ve gündüz gelecek kötülüklerden, sıkıntılardan kötü arkadaştan ve kötü komşudan sana sığınırım!

Bildiğimiz-bilmediğimiz bütün iyilikleri ver, bildiğimiz-bilmediğimiz bütün kötülüklerden muhafaza et, her işimizin sonunu güzel eyle, dünya sıkıntılarından ve ahıret azabından bizi koru!

Bizi dostlarına dost, düşmanlarına düşman olanlardan ve sabreden ve şükredenlerden eyle!

İşinde sebat eden, nimetine şükreden, ibâdetini güzel yapan, doğru konuşanlardan eyle! Sıhhat, afiyet ve güzel ahlâk ver! Kaza ve kaderine rıza gösterenlerden eyle!

Kulağıma, gözüme sıhhat ver! Küfürden, fakirlik ve kabir azabından, zulmetmekten ve zulme uğramaktan sana sığınırım.

Kusurlarımızı ört, korkulardan emin kıl ve borçlarımızı ödememizi nasip eyle!

Ölünceye kadar ibâdet etmemizi, ömrümüzün hayırlı amellerle sona ermesini nasıp et ve Cennetini ihsan eyle!

Ya Rabbi, bize dünya ve ahırette güzellik ver ve Cehennem azabından bizi koru!

Kur’ân-ı kerîmi bitirdiği zaman Resûlullah şöyle duâ okurdu:

“Allahım! Kur’ân-ı kerîm hürmetine bana rahmet eyle, Kur’ânı bana îmân, nûr, hidâyet ve rahmet kıl, Allahım Kur’ân-ı kerîmden unuttuğum oldu ise bana hatırlat, anlamadığım olduğu ise bana anlat, gece ve gündüzde Kur’ân okumayı bana nasib et, Kur’ân-ı kerîmi lehimde hüccet kıl. Ey âlemlerin Rabbi.”

Abdest Duâları

1- Abdeste başlarken şu düâ okunur: Bismillâhil-azîm. Vel-hamdü lillâhi alâ dînil-İslâm. Ve alâ tevfîk-ıl-îmân. El-hamdü lillâhil-lezî ce’alelmâe tahûren ve ce’alel-islâme nûren. Sonra, eller bileklere kadar üç def’a yıkanır.

2- Sağ el ile ağıza üç kerre su verirken şu düâ okunur:

“Allahümmes-kınî min havdi nebiyyike ke’sen lâ ezmeu ba’dehü ebeden.”

3- Sağ el ile buruna üç kerre su verip, sol el ile sümkürülür. Buruna su verirken:

Allahümme erihnî râyihatel cenneti verzüknî min ni’amihâ. Ve lâ türihnî râyihaten-nâr.

4- Avuçlara su alıp, alından çene altına, şakaklara kadar yüzü yıkarken şu düâ okunur:

Allahümme beyyid vechî binûrike yevme tebyaddü vücûhü evliyâike ve lâ tüsevvid vechî bi zünûbî yevme tesveddü vücûhü a’dâike.

5- Sol el ile, sağ kol dirseğe kadar (üç def’a) yıkanırken:

Allahümme a’tınî kitâbî biyemînî ve hâsibnî hisâben yesîren, düâsı okunur.

6- Sağ ile sol kol (üç def’a) dirsek dâhil yıkanırken:

Allahümme lâ tu’tinî kitâbî bi şimâlî ve lâ min verâi zahrî ve lâ tühâsibnî hisâben şedîden, düâsı okunur.

7- Her iki kolu yıkadıkdan sonra, elleri tekrâr yıkar ve o yaşlıkla başı mesh ederken:

Allahümme harrim şa’rî ve beşerî alen-Nâr. Ve ezıllenî tahte zıllî arşike yevme lâ zılle illâ zıllü arşike,düâsı okunur.

8- Dahâ sonra sağ ve sol elin şehâdet parmakları ile iki kulağın deliklerine su verirken baş parmaklar ile kulakların arkası mesh edilir ve:

Allahümmec’alnî minellezîne yestemi’ûnel-kavle fe yettebiûne ahsenehû, düâsı okunur.

9- Ellerin dış yüzü ile enseyi mesh ederken:

Allahümme a’tık rakabetî minen-Nâr, düâsı okunur.

10- Boynu mesh etdikden sonra, sol elin küçük parmağı ile, sağ ayağın küçük parmağından başlıyarak, ayak parmaklarının arasını hilâllemek sûretiyle, topuklarla birlikde, sağ ayağı üç def’a yıkarken:

Allahümme sebbit kademeyye ales-sırâtı yevme tezillü fîhil-ekdâmü, düâsı okunur.

11- Sol ayağı üç def’a yıkarken, ayak parmaklarının arasını küçük parmağı ile bu sefer baş parmakdan başlıyarak, küçük parmağa doğru, ayak parmaklarının arasını hilâllemek sûretiyle topuğu ile birlikde yıkarken:

Allahümme lâ tatrud kademeyye ales-sırâti yevme tatrudü küllü akdâmi a’dâike. Allahümme’c-al sa’yî meşkûren ve zenbî mağfûren ve amelî makbûlen ve ticâretî len tebûre, düâsı okunur.

Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki, “Her kim abdest aldıkdan sonra, gök tarafına bakıp, şu düâyı okursa, Sübhânekellahümme ve bihamdike, Eşhedü en lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke estagfiruka ve etûbü ileyke eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdüke ve Resûlüke, Allahü teâlâ hazretleri, o kimsenin günahlarını afv eder ve kabûl imzâsıyla tasdîk edip, Arş-ı a’lânın altında muhâfaza eder. Kıyâmet gününde bu düâyı okuyan şahs gelip, o sevâbın ecrini alır.”

Bir hadîs-i şerîfde: “Her kim abdest aldıkdan sonra “İnnâ enzelnâhü” sûresini bir kerre okursa, Allahü teâlâ hazretleri, o kimseyi sıddîklardan yazar. İki kerre okursa, şehîdlerden yazar. Üç kerre okursa Peygamberler ile haşr olur) buyurdular.

Yine bir hadîs-i şerîfde: “Her kim abdest aldıkdan sonra, benim üzerime on kerre salâtü selâm getirirse, Allahü teâlâ hazretleri, o kişinin hüznünü giderip mesrûr eder, düâsını kabûl eder; buyurdular.

Abdest alırken bilmiyenler, abdest düâlarını okumasa da olur. Fakat kısa zamanda ezberlemeli ve abdest alırken okumalıdır. Çok sevâbdır. Abdestin sonuna doğru veya abdesti bitirdikden sonra: “Allahümmec’alnî minet-tevvâbîn, vec’alnî min-el-mütetahhirîn, vec’alnî, min ibâdik-es-sâlihîn, vec’alnî minel-lezîne lâ havfün aleyhim ve lâhüm yahzenûn” düâsını okumak çok sevâbdır.

Abdest düâlarını bilmeyen, her uzvu yıkarken “Kelime-i şehâdet” okumalı, büyük sevâba kavuşmalıdır.

Hacet Namazı ve Duası

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahtan veya insanlardan bir isteği bulunan, güzelce abdest alıp iki rekat namaz kılıp, Allahü teâlâya hamd, Resulüne salevattan sonra şu duâyı okusun:

“La ilahe illallah-ül-halim-ül-kerim. Sübhanallahi Rabb-il-arş-il-azim. Elhamdü lillahi Rabbil âlemin. Eselüke mucibati rahmetike ve azaimi magfiretike vel ganimete min külli birrin vesselamete min külli ismin la teda li zenben illa gafertehü vela hemmen illa ferectehü vela haceten leke fiha rıdan illa kadayteha ya erhamerrahimin”

Hacet namazı, 2, 4 veya 12 rekat olarak kılınır. Birinci rekatta Fatihadan sonra üç kere Ayet-el kürsi, diğer rekatlerde Fatiha ile birer kere İhlas ve Muavvizeteyn [iki kuleuzü] okunur.

“Ömründe bir defa olsun kıl!”

Peygamber efendimiz amcası hazret-i Abbâs’ bir defasında buyurdu ki:

– Ey Abbâs, sana bir ihsânda bulunayım mı?

– Evet yâ Resûlallah!

– Ben sana birşey öğreteyim ki, onu işlediğin vakit Allahü teâlâ, senin günâhının evvelini ve âhirini, yenisi ve eskisini, kasıtlısını ve kasıtsızını, küçüğünü büyüğünü, gizlisi ve açığını bağışlasın!

– Yâ Resûlallah öğreteceğin bu şey nedir?

– Dört rek’atli namaz kıl! Her rek’atte, sübhanekeden sonra on defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllahü vallahü ekber) dersin. Fâtiha’dan sonra bir zammı sûre okuyup ayakta iken onbeş defa, (Sübhânallahi velhamdülillâhi velâ ilâhe illâllahü vallahü ekber) dersin! Rüku’a eğilince bunu on defa söylersin! Rüku’dan kalktığında ayakta olduğun hâlde, bunu on defa söylersin! Sonra secdeye varır, orada on defa söylersin! Secdeden kalkıp oturduğunda on defa söylersin! Tekrar secdeye vardığında on defa söylersin! Sonra ikinci rek’ata kalkarsın! Birinci rek’attaki gibi dört rek’atı da kılarsın! Artık senin günâhların Alic’in (yürümekle dört gecede katedilen kumluk bir yer) kumlarının sayısı kadar da olsa, Allahü teâlâ seni bağışlar. Bunu hergün bir defa kılmaya gücün yeterse kıl!

– Yâ Resûlallah, bunu hergün yapmağa kimin gücü yeter.

– Hergün kılmaya gücün yetmezse, her Cum’a bir defa kıl! Her Cum’a kılamazsan, ayda bir defa kıl! Ayda bir defa kılamazsan senede bir defa kıl! Senede bir defa kılamazsan ömründe bir defa olsun kıl!

Cuma günü okunacak duâlar

“Cuma günü sabah namazından önce, “Estagfirullahelazim ellezi la ilahe illa hüvel hayyel kayyume ve etubü ileyh” (57) okuyanın, deniz köpüğü kadar da olsa günahları affolur.”

“Cuma namazından sonra, yedi defa ihlas ve muavvizeteyn okuyanı, Allahü teâlâ, bir hafta, kazadan, belâdan, kötü işlerden korur.” (İhlas. Kul hüvallahü ehaddır. Muavvizeteyn, kul euzülerdir.)

“Cuma günü 80 salevat getirenin, 80 yıllık günahı affolur.”

“Cuma günü veya gecesi Duhan suresini okuyana Cennette bir köşk ihsan edilir.”

“Cuma gecesi Kehf suresi okuyan, Kıyamette, yerden göğe kadar bir nurla aydınlanır. İki Cuma arasında işlediği günahlar da affolur.”

“Cuma gecesi Yasin suresini okuyanın, günahları affedilir.”

“Cuma gecesi iki rekat namaz kılıp, her rekatta bir Fatiha, bir Ayet-el Kürsi, 15 İhlas okuyup selam verdikten sonra bana bin salevat okuyan, beni rüyada görür.”

Cumâ namazından sonra şu duâyı okumak müstehabdır: Allahümme yâ ganiyyü, yâ hamîdü, yâ mübdiü, yâ mu’îdü, yâ rahîmü, yâ vedûd. Eğninî bihalâlike an harâmike ve bifadlike ammen sivâke.

Ey Ganî, Hamîd, Mübdi, Mu’îd, Rahîm, Vedûd olan Allahım. Beni halâl ettiklerinle iktifâ ettir, haramlara düşürme. Fadlınla, ihsân ederek beni Senden başkasına muhtâc etme! demektir.

Bu duâya devam edenleri Allahü teâlâ başkalarına muhtâc etmez ve ummadığı yerden rızıklandırır.

Abdullah bin Ömer buyurdu ki: Hâceti olan bir kimse çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri oruç tutsun. Cuma günü temizlenip namaza gitsin. Az veya çok sadaka versin. Namazdan sonra şu duâyı okursa Allahü teâlâ’nın izni ile duâsı kabûl olur.

Allahümme innî es’elüke bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ ilâhe illâ hû. Âlimül ğaybi veşşehâdeti hüverrahmânürrahîm. Ve es’elüke bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm. Lâ te’huzühû sinetün ve lâ nevm. Ellezî meleet azametühüsse-mâvâti vel arde. Ve es’elüke bismike bismillâhirrahmânirrahîm. Ellezî lâ ilâhe illâ hüve ve anet lehül vücûhü ve haşe’at lehül ebsâru ve veciletil kulûbü min haşyetihi en tusalliye alâ Muhammedin ve en tu’tînî hâcetî, diyerek hâcetini söylemelidir.

İftar duâsı

Güneşin battığı iyi anlaşılınca, önce E’ûzü ve Besmele okuyup, (Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb) (70) denir. Bir iki lokma iftârlık yiyip, (Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ) (70) denir ve yemeğe başlanır.

Ramazân-ı şerîfte, hurma ile iftâr etmek sünnettir. Hurma veyâ su, zeytin yâhud tuz ile iftâr edilir. Yânî, oruc bozulur. Sonra, câmi’de veya evde, cemâ’at ile akşam namazı kılınır. Bundan sonra, akşam yemeği yinir. Sofrada yemekleri yimek, bilhâssa Ramezânda uzun süreceğinden, akşam namâzının erken kılınması ve yemeğin, acele etmiyerek, rahat yinmesi için, az bir şeyle iftâr edip, yemeği duâdan ve namâzdan sonra yimelidir. Böylece, oruc erken bozulmuş, namâz da erken kılınmış olur. Ezanın güvenilir kimseler tarafından okunmadığı yerlerde, önce namaz kılınıp, sonra iftar etmek daha iyi olur. Böylece oruç tehlikeye sokulmamış olur. Terâvîh kılmak ve hatim indirmek de mühim sünnetlerdendir.

Büyüden, Sihirden Kurtulma Duâsı

Büyüden, Sihirden Kurtulma Duâsı Sihir, büyü nedir?
Cinlerin insanlarda yaptıkları hastalıklara “Sihr=Büyü” denir. Müslüman olan cinlerin insanlarla bir alâkası yoktur. Bunlar, yalnız ibâdet ederler. Bunlardan insanlara zarar gelmez. Kâfir olan cinler, insandan ayrılmazlar. Cinler her şekilde görünürler. Böcek şekline, mikrob şekline de girerler. İnsanın damarlarında dolaşırlar. Yalnız mü’minlerin kalbine giremezler. Kâfir cinler, iyi insan şekline de girer. Her iyiliği yapar. İnsanlara fâideli olurlar. Kâfir ve fâsıklarla arkadaşlık yapınca, hiç ayrılmazlar. Kâfir insanlar gibi, her iyiliği yapınca, arkasından küfre, fıska sebeb olurlar. İnsanın göstereceği kimselerde hastalık, sihir yaparlar. Bu hastalıkdan kurtulmak için, bu cinni yok etmek veyâ kovmak lâzımdır.

Sihir, büyü, yapmak haramdır. Sihir vâsıtasiyle her dilediğini yapacağına inanan, kâfir olur. Sihirin te’sîrine inanmayan da kâfir olur. Sihrin, diğer ilâclar gibi, Allahü teâlâ dilerse te’sîr edebileceğine
inanmalıdır. Her dilediğini, Allahü teâlânın yaratacağına inanmak küfür olmaz ise de, büyük günahtır.

Peygamber efendimize büyü yaptılar. Ağır hastalandı. Cenâb-ı Hak, Felâk ve Nâs sûrelerini gönderdi, bunları okuyarak büyüden kurtuldu. Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “Müslüman büyü yapmaz. Allah saklasın, îmânı gittikten sonra büyü te’sir eder.” ”Falcıya, büyücüye, kâhine giderek, onların söylediklerine inanan, Kur’ân-ı kerîme inanmamış olur.”

Hayırlı iş yapmak için de haram işlemek (büyü çözmek için büyü yapmak) câiz değildir. Büyüden kurtulmak için, diğer hastalıklarda olduğu gibi sebeblere yapışmak lâzımdır.

Bu sıkıntılar, ruhi hastalıklar için, kıymetli kitaplarda bildirilen duâlardan bazıları şunlardır:

– Bir miktar suya Ayet-el kürsi, İhlas ve Muavvizeteyn [Nas ve Felak] surelerini okumalıdır! Büyü yapılan kimse bundan üç yudum içmeli, kalan su ile gusledilmelidir!

– Üç kere Salevat-ı şerife okumalı, sonra yedi Fatiha, yedi Ayet-el kürsi, yedi Kâfirun suresi, yedi İhlas-ı şerif, yedi Felak ve yedi Nas surelerini okuyup kendi üzerine veya hastanın üzerine üflemelidir! Bunları tekrar okuyup hastanın odasına, yatağına, evin her yerine, bahçesine üflemelidir!

– Fatiha, Ayet-el kürsi ve dört kul, (yani Kâfirun, İhlas, Felak ve Nas sureleri) yedişer kere okunup hastaya üflenirse, bütün afetler, dertler için, sihir (büyü), nazar için iyi gelir. Tuz üzerine okunup, suda eritilerek içmek de olur.

– Sabah akşam, Bekara suresinin başından dört ayet ve Ayet-el kürsi ile, Ayet-el kürsiden sonraki iki ayeti ve Bekara suresinin sonundaki 3 ayet, hastanın üzerine okunursa, iyi olur.

– “La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve ala külli şeyin kadir” okunmalıdır! (21)

– Günde 500 kere “La havle vela kuvvete illa billah-il-aliyyilazim” okunmalıdır! Başlarken yüz kere salevat ve bitirince de yine yüz kere salevat getirmelidir!

– 25 kere Estagfirullah denir. Sonuncusunda ve etubü ileyhe kadar okunur. Sonra onbir ihlas ve yedi kere Fatiha-i şerife ve otuz üç kere, Allahümme salli ve sellim ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammed okuyup, sevabı Peygamber efendimizin ve Eshab-ı kiramın ve Evliyanın ruhlarına ve sonra Silsile-i aliyye denilen büyük âlimlerin isimlerini söyleyip; bu büyüklerin ruhlarına hediye edilir. Bunların hürmetine şifa vermesi için Allahü teâlâya duâ edilir. Hergün sabah-akşam böyle duâ edilir. (Silsile-i aliyye büyüklerinin isimleri “Şifa için okunacak duâ” bahsinde yazılıdır.)

Ayat-i hırz nasıl okunur?

Abdest alınıp, 7 istigfar ve 11 salevat okunup, hastanın sıhhatine niyet ederek, güneş doğduktan ve ikindi namazından sonra, günde iki defa hasta üzerine okunmalı, işaretli yerlerde (“yenfüs” yazan yerlerde), hasta üzerine üfürülmeli, şifa buluncaya kadar [kırk gün kadar] devam etmeli. Her okumasının sonunda, bir Fatiha okuyarak sevabı, Peygamber efendimizin ve Behaeddin Buharî, Ahmed Rifai ve İmam-ı Rabbanî hazretlerinin ruhuna hediye edilmeli. Bir nüsha da yazıp, yanında taşırsa, sihirden, büyüden, nazar değmesinden korur. Muradı hasıl olur.

Ayat-i hırz nedir? (76)

Ayat-i hırz, şu sure ve ayetlerdir:

Fatiha, Bekara 1,2,3,4,5 ve 163,164 ve 255, 256,257 ve 285,286, Al-i İmran 18,19. ayetten sadece: “İnneddine indellah-il-islâm” kısmı, Al-i İmran 26,27, Al-i İmran 154, Enam 17, Araf 54, 55,56, Tevbe 51, Tevbe 128,129, Yunüs 107, Hud 56, İbrahim 12, İsra 43 ve 110,111, Müminun
116,117,118, Ankebut 60, Rum 17,18, Fatır 2, Yasin 83, Saffat 1,2,3,4, 5,6,7,8,9,10,11, Saffat 180,181,182, Feth 27, 28,29, Rahman 33,34,35,36, Hadid 1,2,3,4,5, Haşr 21,22,23,24, Cin 1,2,3,4,5,6, Buruc 20, 21,22, İhlas, Felak ve Nas sureleri.( Bu âyetler, Hakîkat Kitabevi’nin (0212 523 45 56) neşrettiği, “İslâm Ahlâkı “ kitabında ayat-ı hırz hakkında geniş bilgi vardır. Kitabımızın sonunda (76) bu ayetlerin orijinali yazılıdır.

Ruhu sıkıntılar için ayrıca fenni tedavi için doktora da gitmek gerekir. Organik bir rahatsızlık da olabilir. Peygamber efendimizin üç türlü ilaç kullandığı bildirilmiştir. Kur’an-ı kerim veya duâ okurdu. Fen ile bulunan ilaçları kullanırdı. Her ikisini karışık da kullanırdı.

Cinnin Musallat Olmaması İçin Okunan Duâlar

Cinnin Musallat Olmaması İçin Okunan Duâlar Cinden kurtulmak için on şeyi yapmalıdır:

1- E’ûzü Besmele ile Fâtiha sûresi okumalıdır.

2- E’ûzü Besmele ile iki Kul-e’ûzüyü okumalıdır.

3- E’ûzü Besmele ile Bekara sûresini okumalıdır.

4- E’ûzü Besmele ile Âyetelkürsî okumalıdır.

5- E’ûzü Besmele ile Bekara sûresinin son âyetini okumalıdır.

6- E’ûzü Besmele ile Ha-Mîm Mü’mîn sûresinin başından (masîr)e kadar ve Âyetelkürsî okumalıdır.

7- “Lâ ilâhe illallahü vahdehü lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehülhamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okumalıdır. (21)

8- Çok (Allah) demelidir.

9- Hep abdestli bulunmalı, farzları ve sünnetleri hiç terk etmemelidir.

10- Günah işlemekten, kadınlara bakmaktan, çok konuşmaktan, çok yimekten ve kalabalıktan sakınmalıdır.

(Berekât) kitabında, imam-ı Rabbânî hazretlerinin Cinden korunmak için, “Lâ havle velâ kuvvete illâ billah-il-aliyyil’azîm” okuduğu yazılıdır.

İmam-ı Şaranî hazretleri, “Kuşluk namazına devam edene, cin musallat olmaz” buyurdu.

Eshâb-ı kiramdan Ebû Dücâne hazretleri anlatır:

Bir gece yatarken, değirmen sesi gibi ve ağaç yapraklarının sesi gibi, ses duydum ve şimşek gibi, parıltı gördüm. Başımı kaldırdım. Odanın ortasında, siyah birşeyin yükseldiğini gördüm. Elimle yokladım. Kirpi derisi gibi idi. Yüzüme, kıvılcım gibi şeyler atmaya başladı. Hemen Resûlullaha gidip, anlattım. “Yâ Ebâ Dücâne! Allahü teâlâ, evine hayır ve bereket versin!” buyurduktan sonra kalem ve kâğıd istedi. Hz. Ali’ye bir mektûb yazdırdı. Mektûbu alıp, eve götürdüm. Başımın altına koyup, uyudum. Feryâd eden bir ses, beni uyandırdı. Diyordu ki, “Yâ Ebâ Dücâne! Bu mektûbla, beni yaktın. Senin sahibin, bizden elbette çok yüksektir. Bu mektûbu, bizim karşımızdan kaldırmaktan başka, bizim için, kurtuluş yoktur. Artık, senin ve komşularının evine gelemiyeceğiz. Bu mektûbun bulunduğu yerlere gelemeyiz”. Ona dedim ki, sahibimden izin almadıkca bu mektûbu kaldırmam. Cin ağlamasından, feryâdından, o gece, bana çok uzun geldi. Sabah namazını, mescidde kıldıktan sonra, cinnin sözlerini anlattım. Resûlullah buyurdu ki: “O mektûbu kaldır. Yoksa, mektûbun acısını,
kıyâmete kadar çekerler!”.

Bir kimse, bu mektûbu, yanında taşısa veya evinde bulundursa, bu kimseye, eve ve etrâfına cin gelmez ve dadanmış olup zarar veren cin de gider. Bu mektup, kitabın sonunda vardır.(75)

Bu âyet-i kerimeleri okumakla ve bu mektûbu taşımakla ve şifâ âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle faydalanmak istiyenlerin Ehl-i sünnet îtikatına uygun olarak doğru îman sahibi olması lâzımdır. Bunları yazanın ve kullananın îtikadı doğru olmazsa ve küfür alâmetlerini kullanır, haram işlerse, faydaları görülmez.birde bu duaları ehil kişilerin yazması lazımdır. Recep Kaplan Hoca bu konularla ilgili yaptığı araştırmalarda üzülerek görmüştürkü bazı sahtekarlar dua yerine fotokopiler ve çarpuk curpuk arapca yazıları cinlerden kurtulmak isteyenlere muska diye verenleri görmüştür. bu konulardada dikkatli olmanız lazım.

Dert ve Belâdan Kurtulmak İçin Okunacak Duâ

Dert ve Belâdan Kurtulmak İçin Okunacak Duâ Hadis-i şerifte buyuruldu ki, “Birinize derd ve belâ gelince, Yûnüs Peygamberin duâsını okusun! Allahü teâlâ Onu muhakkak kurtarır. Duâ şudur: Lâ ilâhe illâ ente sübhâne-ke innî küntü minez-zâlimîn”. (15)

Yine hadis-i şerifte, “Sabah, kalkınca, üç kere Bismillâhillezî lâ-yedurru ma’asmihî şey’ün fil’ardı velâ fissemâ ve hüvessemî’ul’alim, (16) okuyana akşama kadar, hiç derd, belâ gelmez” buyuruldu.

“Bismillâhirrahmânirrahîm ve lâ-havle ve lâ-kuvvete illâ billâhil’ aliyyil’azîm.” (24) Duâsı da, ruhi hastalıklar ve bütün hastalıklar için okunur. Derdlerden kurtulmak için ve murâda kavuşmak için beşyüz kerre okunur. Evvelinde ve âhirinde yüzer def’a salevât-ı şerîfe okuyup duâ
etmelidir. Ayrıca şu duâ da okunmalıdır.

“Yâ Allahü biketehassantü ve biabdike ve resûlike seyyidine Muhammedin sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem estecertü.” (52)

Faydalı Dualar – islami sohbet

Faydalı Dualar

Sifa için okunacak duâlar

Hasta, sabâh ve yatsi namazlarindan sonra, abdestli olarak üç istigfâr, sonra üç Fâtiha okuyup söyle duâ yapar:

1.dua
“Elhamdülillâhi Rabbil’âlemîn vessalâtü vesselâmü alâ Resûlinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma’în.

Yâ Erhamerrâhimîn. Yâ Rabbî! Okudugum Fâtiha-i serîfeleri hediyye eyledim. Kabûl eyle. Hâsil olan sevâblari, sevgili peygamberimiz Muhammed aleyhisselâmin ve Âlinin ve Eshâbinin ve bütün âlimlerin ve sâlihlerin ve velîlerin rûhlarina hediyye eyledim vâsil eyle. Bilhâssa Imâm-i a’zam Ebû Hanîfenin ve Abdülkâdir-i Geylânînin ve Imâm-i Muhammed Gazâlînin ve Ebû Bekr-i Siddîkin ve Selmân-i Fârisînin ve Kâsim ve Ca’fer-i Sâdik ve Bâyezid-i Bistâmî ve Ebül Hasen Harkânî ve Ebû Alî Farmedî ve Yûsüf-i Hemedânî ve Abdülhâlik Goncdevânî ve Ârif-i Rîvegerî ve Mahmûd Encirfagnevî ve Alî Râmitenî ve Muhammed Bâbâ Semmâsî ve Seyyid Emîr Gilâl ve Seyyid Muhammed Behâüddîn-i Buhârî ve Alâüddîn-i Attâr ve Ya’kûb-i Çerhî ve Übeydullâh-i Ahrâr ve Kâdi Muhammed Zâhid ve Dervîs Muhammed ve Hâcegî Emkengî ve Muhammed Bâkî Billâh ve Imâm-i Rabbânî Ahmed Fârûkî ve Muhammed Ma’sûm ve Seyfeddîn ve Seyyid Nûr Muhammed ve Mazher-i Cân-i Cânân ve Abdüllah-i Dehlevî ve Hâlid-i Bagdâdî ve Seyyid Abdüllah semdînî ve Seyyid Tâhâ-i Hakkârî ve Seyyid Muhammed Sâlih ve Seyyid Fehîm-i Arvâsî ve Seyyid Abdülhakîm ibni Mustafâ hazretlerinin rûhlarina hediyye eyledim, vâsil eyle yâ Rabbî. Bu velîlerin, bu sevdiklerinin hâtirlari ve hurmetleri için benim derdime devâ ve sifâ ihsân eyle, beni bu marâzdan halâs eyle, bana sihhat ve âfiyet ve emânet ve güzel ahlâk ve kaderine rizâ ihsân eyle yâ Rabbî, âmîn. Velhamdülillâhi Rabbil âlemîn.”

Bismillâhirrahmânirrahîm.
2.dua
Yâ Rabbî! Hastaligim sebebi ile düsmanlarimi sevindirme. Kur’ân-i kerîmi benim için sifâ ve devâ eyle. Ben hastayim, sen ise devâ ihsân edicisin. Yâ Rabbî! i’timâd ve ümmîdim Sensin. Senin hakkindaki hüsn-i zannimi sifâm kil. Yâ Rabbî! Aklimi ve dînimi muhâfaza eyle. Azâmetin hürmetine yakînimi, ya’nî seksiz sübhesiz îmânimi dâim eyle. Bana yetecek kadar halâl rizk ihsân eyle. Bana eziyyet verecek kimselerin kötülügünü, serrini benden uzak kil. Beni doktorlara muhtâc etme. Yer yüzünde (hayâttayken) hatâ ve kusûrlarimi setreyle. Kabre girdigim zamanda bana merhamet eyle. Yâ Rabbî! Kiyâmet ve hesâb gününde beni bagisla, bana magfiret eyle. Besmele-i serîf yolumdur. Allahü teâlânin Rahmân sifati mesnedim, arkadasimdir. Bana dokunan her türlü kötülükden, dügümlere üfüren büyücülerin serrinden ve hasedcilerin hasedlerini ortaya koyduklari zaman, onlarin kötülüklerinden Rahîm sifatin ile beni koru. Allahim! Sen birsin. serîkin ve nazîrin yokdur.

Tevhid duâsi

Yâ Allah, yâ Allah. Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Yâ Rahmân, yâ Rahîm, yâ afüvvü yâ Kerîm, fa’fü annî verhamnî yâ erhamerrâhimîn! Teveffenî müslimen ve elhiknî bissâlihîn. Allahümmagfirlî ve li-âbâî ve ümmehâtî ve li âbâ-i ve ümmehât-i zevcetî ve li-ecdâdî ve ceddâtî ve li-ebnâî ve benâtî ve li-ihvetî ve ehavâtî ve li-a’mâmî ve ammâtî ve li-ahvâlî ve hâlâtî ve li-üstâzî ve li kâffetil mü’minîne vel-mü’minât. “Rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în. (55)

Küfürden kurtulmak için duâ

Erkek olsun, kadin olsun, her Müslümanin, her sözünde, her isinde, Allahü teâlânin emrlerine, yanî farzlara ve yasak ettiklerine yanî harâmlara uymasi lâzimdir. Bir farzin yapilmasina, bir harâmdan sakinmaga ehemmiyyet vermiyenin îmâni gider, kâfir [Allahin düsmani] olur. Kâfir olarak ölen kimse, kabirde azâb çeker. Âhiretde Cehenneme gider. Cehennemde sonsuz yanar. Af edilmesine, Cehennemden çikmasina imkân ve ihtimâl yoktur.

Kâfir olmak çok kolaydir. Her sözde, her isde kâfir olmak ihtimâli çokdur. Küfrden kurtulmak da çok kolaydir. Küfrün sebebi bilinmese dahî, hergün bir kerre, “Yâ Rabbî! Bilerek veyâ bilmiyerek küfre sebeb olan bir söz söyledim veyâ bir is yapdim ise, nâdim oldum, pismân oldum. Beni af et” diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak afv olur. Cehenneme gitmekden kurtulur.

Cehennemde sonsuz yanmamak için, hergün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden dahâ mühim bir vazîfe yokdur. Tekrâr bildirelim ki, kul hakki bulunan günahlara tevbe ederken, bu haklari ödemek ve terk edilmis namazlar için tevbe ederken, bunlari kazâ etmek lâzimdir

Cennet ehlinden olmak için duâ

Su duâyi yakîn ile inanarak gündüz okuyan kimse gece olmadan ölürse Cennet ehlinden olur. Inanarak gece okuyan sabah olmadan ölürse Cennet ehlinden olur.

Allahümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halâktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va’dike mesteta’tü eûzü bike min serri mâ sana’tü ebûü leke bi ni’metike aleyye ve ebûü bizenbî fagfir lî feinnehû lâ yagfirüzzünûbe illâ ente. (45)

Allahim sen benim Rabbimsin. Senden baska ilâh yoktur. Sen beni yarattin. Ben de senin kulunum. Gücüm yettigi kadar senin va’din ve ahdin üzerineyim. Yaptiklarimin serrinden sana siginirim. Senin bana verdigin ni’metini îtiraf ederim. Günahimi da îtiraf ederim.Beni magfiret et. Çünki günahlari ancak sen bagislarsin.
Not: tabii bu duayi okuyan kisinin kul hakki yememis Allah cc sirk kosmamis olmasi ve büyük günahlardan uzak durmasi lazimdir.

Duâ kabul oldugunda yapilacak hamd

Duâsi kabul oldugunda, Allahü teâlâ’ya hamd etmelidir. Hadîs-i serîfde: “Sizden biriniz hastaliktan sifâ buldugu veya seferden döndügünde duâsinin kabûl oldugunu sezerse, söyle duâ etmelidir: “Elhamdü lillâhillezî biizzetihî ve celâlihî tetimmüssâlihât” buyurulmustur. Duânin mânasi: Hamd o Allahü teâlâ’ya mahsustur ki, izzeti ve celâli sayesinde bütün iyi isleri tamamlanir.

Giristigi isi basarir, arzû ettigine kavusursa, elhamdü lillâhillezî bini’metihi tetimmüs sâlihât der. Arzû ettigine kavusmazsa, elhamdü lillâhi alâ külli hâl der. Olmamasinda gizli bir hikmet oldugunu düsünür. Çünki islerin en hayirlisi, süphesiz Allahü teâlâ’nin ihtiyâr ettigidir.

Baslanan isin kolay ve hayirli olmasi için duâ

Bir ise baslarken, bunun kolay ve hayirli olmasi için devamli su dua edilmelidir:

“Rabbi yessir ve lâ tüassir Rabbi temmim bil hayr.”

Kurban keserken okunacak duâ

Su duâ okunmalidir: Allahümme hâzâ minke ve leke inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil âlemîn. Allahümme tekabbel min fülân bin fülân.

Su içerken okunacak duâ

Suyu Besmele ile üç nefesde içmeli, her nefesde agzini bardaktan çekmelidir. Peygamber efendimiz de böyle yaparlardi. Birinci nefeste Rabbine, verdigi ni’met sebebiyle sükretmeli, ikinci nefeste, kendisine ortak olmamasi için Allahü teâlâ’ya seytandan siginmali, üçüncü nefeste içtigi suyun sifâ olmasi için Allahü teâlâ’ya niyazda bulunmalidir.

Her nefesin sonunda da Allahü teâlâ’ya hamd ederse, “Elhamdülillah” derse içtigi su, diger su içmesine kadar karninda tesbîh eder. Hadîs-i serîfde: “Günahi çok olan, çok su dagitsin” buyurulmustur. Peygamberimiz buyurdu ki, “Su içeceginiz vakit, ayakta içmeyiniz! Vücûdünüze zararlidir. Yalniz abdestten artan su ve zemzem-i serif ayakta içilir.”

Zemzem içerken okunacak duâ

Zemzem suyu ikrâm edildiginde, güzel kokuda oldugu gibi geri çevirmemeli, almalidir. Su içtikten sonra Resûlullah’in yaptigi gibi: “Elhamdü lillâhillezî ce’alehü azben fürâten birahmetihî ve lem yec’alhü milhen ücâcen bizünûbî” duâsini okumalidir.

Duâda, rahmeti ile suyu tatli yapip günahlarin sebebi ile aci bir tuz hâline getirmeyen Allahü teâlâ’ya hamd olsun denilmektedir.

Zemzem ne niyetle içilirse ona faydasi olur. Bunun için, sifa için, sikintidan kurtulmak için, son nefeste iman ile ölmek için… Onun için niye çok ihtiyacimiz varsa ona niyyet edip içmeli. Birden fazla seye de niyyet edilebilir.Zemzem içmeyi bir nimet bilmelidir.Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

“Zemzem, doyurucu ve hastaya sifa vericidir.”

“Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allah korur.”

Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resûlullah “Zemzem, içildigi niyete göre faydali olur” buyurdugu için, ben de kiyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi içiyorum) derdi.

Ibni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, “Allahümme inni es’elüke ilmen nâfian, ve rizkan vâsi’an ve sifâen min külli dâin ve sekâm.Ya Rabbi, senden faydali ilim, bol rizik ve her türlü hastaliktan sifa istiyorum” diye duâ ederdi.

Hapsurunca okunacak duâ

Hapsurunca “Elhamdülillah” demeli, bunu duyan müslüman da, “Yerhamükellah” yani (Allah sana rahmet etsin.) demelidir! Üçüncü biri varsa “Yehdina ve yehdikümullah” demelidir! Üçüncü bir kimse yoksa, aksiran cevap olarak ayni seyi söylemelidir!

Hadis-i serifte buyuruldu ki: “Hapsurunca “Elhamdülillah” diyen göz agrisi görmez.” “Hapsurunca Elhamdülillah diyeni, 70 türlü belâdan korunur.”

Elbise giyerken su duâ okunmalidir:

Elhamdü lillâhillezî kesânî hâzessevb ve rezekanîhi min gayri havlin minnî ve lâ-kuvveh. (19)

Resûlullah her yeni elbise giydigi zaman bu duâyi okurdu: “Elhamdü lillâhillezî kesânî mâ ûriye bihi avretî.”

Elbise giyerken sagdan baslamali, çikarirken soldan çikarmalidir. Resûlullah Efendimiz böyle yapardi. Giyinirken Allahü teâlâya hamd eder, söyle duâ ederdi: “Allahümme lekel hamdü. Ente kesevtenîhi. Es’elüke min hayrihi ve hayri mâ suni’a lehu ve eûzü bike min serrihi ve serri mâ suni’a lehü.” Mânasi: Allahim, hamd sana mahsustur. Sen bana bu elbiseyi giydirdin. Senden onun hayirli olmasini ve ne için yapilmis ise, onun da hayirli olmasini dilerim. Onun serrinden ve ne için yapilmis ise o seyin de serrinden sana siginirim.

Giybet etmenin kefareti

Giybet etmenin kefâreti, giybet ettigi kimse için istigfar etmek ve onunla helallasmaktir. Oturdugu yerden kalkmadan, su duâyi üç defa okur: “Allahümmagfir lehü verhamhü ve tecâvez anhü vec’al mâ kulnâ fîhi keffâreten li-zünûbihî ve kurbeten ve zülfâ bi-rahmetike yâ erhamer-râhimin” ya’nî, yâ Rabbi, onu magfiret eyle, ona merhamet eyle, ona merhamet eyle, yaptiklarini bagisla, hakkinda konustuklarimizi günahlarina kefâret, kurbet ve zülfâ eyle. Rahmetinle, ey erhamer-râhimîn, demektir.

Ayrica, Allahümmagfir lî ve limen igtebtü, okur. Yarabbi beni ve giybetini yaptigimi affet,demektir.

Insandan bir günah sadir olunca, hadiste belirtildigi gibi temiz bir abdest alip iki rek’at namaz kilmali ve sonra söyle istigfar etmelidir:

Estagfirullah estagfirullah, estagfirullahe’l-kerîme’llezi lâilâhe illâhu, el-Hayye’l-kayyûme ve etûbu ileyh, tevbete abdin zalimin li nefsihî lâ-yemliku linefsihî mevten velâ hayâten ve lâ nusûra, ve es’eluhu’t-tevbete ve’l-magfirete lenâ innehû huve’t-tevâbu’r-rahîm.

Resûlullah’i rü’yada görmek için duâ

Resûlullah’i rü’yada görmek: Rû’yâsinda Peygamber Efendimizi görmek istiyen, ona çok salevat okusun ve su duâyi okumaga devâm etsin: “Allahümme rabbel beledil-harâm ves-sehril harâmi vel-hilli verrükni vel-harâmi ver-rükni vel-makam ikra’ alâ rûhi Muhammedin minesselâm.”

Ebû Hüreyre hazretleri,Resûlullah’dan bildirir: “Cuma gecesi iki rek’at namaz kilip, her rek’atinda bir Fâtihadan sonra bir Âyete’l-kürsî, ones Ihlâs okuyup selâm verdikten sonra bana bin salevât okuyan, öbür Cumaya varmadan beni rü’yada görür” buyurdu.

Kötülerin serrinden kurtulmak için duâ

Resûlullah Efendimiz, düsmandan çekindigi zaman: “Allahümme innâ nec’alüke fî nuhûrihim ve ne’ûzü bike min surûrihim” derdi.

Evlilikte ilk gece okunacak duâ

Dâmad, gelinin yanina girince, ikisi de, iki rek’at namaz kilmalidirlar. Sonra dâmad, gelinin kâkülünden tutup: “Allahümme bârik lî fî ehlî ve bârik lî ehlî fiyye, Allahümmerzuknî minhâ verzukhâ minnî. Allahümmecma’beynenâ mâ cema’te fî hayrin ve ferrik beynenâ izâ ferrakte fî hayrin” duâsini okur. Onunla cima edecegi zaman: “Allahümme bismike estahleltü fercehâ ve bi emânetike ehaztühâ. Allahümme femâ kadayte sey’en min rahmihâ fec’alhü bârren takiyyen, vez’alhü müslimen seviyyâ ve lâ tec’alhü müfsiden serîken lis-seytanî” der.

Biri de, cima’ ederken seytandan Allahü teâlâ’ya siginmaktir. Bu esnâda söyle der: “Bismillâhi Allahümme cennibnâ-s-seytâne ve cennibi-s-seytâne mâ razaktenâ”, ya’ni seytani bizden ve bize verdigin çocuktan uzak eyle der. Bu durumda kendilerine çocuk verilirse, seytan ona zarar veremez.

Çocuga isim koyarken

Abdestli olarak ayakta kibleye dönüp, çocugun sag kulagina ezan ve sol kulagina kaamet okuduktan sonra verilen isim çocugun kulagina söylenir. Peygamber efendimiz kendisine bir çocuk getirildiginde “Allahümme’c’alhü berren ve takiyyen ve enbetehü fi’l-Islâmi nebâten” diye dua ederdi. Resûlullah efendimiz, çocuga güzel isim verilmesini emir buyurmustur.

Çocuk konusmaya baslayinca

Çocuk konusmaga baslayinca, en önce “Lâ ilâhe illâllah” kelimesi ona ögretilir. Bu yedi defa ona telkîn edilir. Sonra ona: “Fe te’âlâllahül melikül hakku lâ ilâhe illâ hüve Rabbül arsil kerîm” (72) âyeti telkîn edilir. Sonra Âyet-el kürsî’yi ve Hasr sûresinin sonu olan Hüvallahüllezî’yi okuyup ögretir. Düzgün konusmasi, kekemelikten kurtulmasi için “rabbisrahlî sadrî veyesirlî emrî vah’ül ukdeten min lisânî yefkahü kavlî” ayetini okumalidir.(72)

Hastalikta okunacak dua

Hastalik hâlinde, günahlarina tevbe etmesi sünnettir. Hadîs-i serîfde: “Bir kul hastalanip, sonra iyilesince, hâli iyi olmazsa, yanindaki hafaza melekleri, biz onu iyilestirdik, ama o âfiyyet bulmadi, ya’nî hâlini düzeltmedi derler” buyuruldu.

Hasta iken su duâyi çok okur: “Lâ ilâhe illâllahü vahdehü lâ serîke lehü lehül mülkü ve lehül hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü ebeden. Sübhânellahi Rabbil ibâdi ve rabbil bilâd. Vel hamdü lillâhi kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâl. Vallahü ekberü kebîren, celâlullahi ve kibriyâühü ve azametühü ve kudretühü bikülli mekân. Allahümme in künte kadayte aleyyel mevte fagfirlî verhamnî min zünûbî ve eskinnî cennete adnin.”

Hazret-i Âise anlatir: Resûlullah’dan duydum: “Birinize derd, keder, hastalik gelince, üç defa “Sübhâneke innî küntü minezzâlimîn” desin” buyurdu. Hazret-i Enes anlatir. Resûlullah’a bir köylü gelip, “ben hastayim, yedigim içtigim karnimda durmuyor; iyi olmam için bana duâ et” dedi. Resûlullah: “Bir sey yedigin veya içtigin zaman, “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî sey’ün fil-ardi ve lâ fissemâi ve hüves-semî’ul alîm, yâ hayyü yâ kayyûm” söyle, büyük de olsa, hastalik sana zarar vermez” buyurdu.

Peygamberimiz Eshâbina, bütün agri ve atesli hastaliklar için: “Bismillâhil kebîr eûzü billâhil azîm min serri külli irkin ne’ar ve serri harrin-nâr” duâsini okumagi ögretirdi.

Bas agrisinda okunacak dua

Resûlullah, Hazret-i Alî’ye buyurdu ki: “Basin agriyinca, elini basina koy ve Hasr sûresinin sonunu – Lev enzelnâ’dan itibaren – oku.”

Resûlullah’in Hasr sûresinin bu kismini okudugu zaman, mübârek elini, mübârek basina koydugu ve: “Ölüm hâriç, bu her hastaliga sifâdir” buyurdugu bildirilmistir. (Bu ayetler, ayati hirz (76) dualarinin içinde vardir.)

Kaybolan kimseye kavusmak için

Ce’fer-i Huldî hazretleri buyurdu ki: Birseyin kayboldugu veya bir kimse ile bulusmak istedigin zaman, yâ câmi’an-nâsi li-yevmin lâ raybe fîh, innallahe lâ yuhlifül mîâd, icma’ beynî ve beyne … (71) deyip, kimle ve neyle bulusmak istiyorsa, beni onunla bulustur söyleyip, noktalarin oldugu yerde onun ismini belirtir. Böyle söylersem, Allahü teâlâ muhakkak seni o sey veya o kimse ile bulusturur. Bunu söyledigim her zaman, duâm kabûl edildi.

Cenaze namazi duâsi

Cenaze namazinda, birinci tekbirden sonra, sübhâneke (“ve celle senâüke” ile beraber) okunur. Ikinci tekbirden sonra, salli, barik okunur. Üçüncü tekbirden sonra, cenaze duasi okunur.

Cenaze duasi : Allahumme’gfir li hayyinâ ve meyyitinâ ve sahidinâ ve gaibinâ ve zekerinâ ve ünsânâ ve sagrinâ ve kebirina. Allahumme men ahyeytehû minnâ feahyihî alâ’l-islâmi ve men teveffeytehû minnâ fe-teveffehû alâ’l-iman. Ve hussa hazâ’l-meyyite bi’r-ravhi ve’r-rahati ver rahmeti ve’l-magfirati ve’ridvan. Allahumme in kâne muhsinen fezid fi ihsanihi ve in kâne musî’en fetecâvez anhu ve lekkihi’l-emne va’l-busrâ ve’l-kerameteve’z-zulfâ. Allahümmecal kabrehü ravdaten minriyadilcinani velatecal kabrehü hufreten minhuferinnirani rabgifirli velivadeyye velilmü’minine velmü’minati velicemiilmüslimine velmüslimati elahyai minhüm velemvati bi-rahmetike yâ erhame’r-rahimin. ( Cenaze kadin ise, “..hussa’dan sonraki zamirler müennes olarak okunur) (62)

Cenâze duâsi yerine, Rabbenâ âti-nâ…, veya yalniz Allahüm-magfir leh demek veyahut duâ niyeti ile besmelesiz Fâtiha-i serife okumak da olur. Duâ okumak, meyyitin afvina sebep olur.

Cenaze defin esnasinda okunacak dua

Defin esnasinda su yedi sûreyi ve bu duâyi okumak müstehabdir. Bu sûreleri hasta üzerine okumak da müstehabdir. Bu yedi sûre, Fâtiha, Muavvizeteyn (Kul eûzüler), Ihlâs, Izâ câe, Kul yâ eyyühel kâfirûn ve Innâ enzelnâhü sûreleridir. Duâ ise sudur: “Allahümme innî es’elüke bismikel azîm. Ve es’elüke bismikellezî hüve kivâmüddîn. Ve es’elüke bismikellezi yurzeku bihil ibâd. Ve es’elüke bismikellezî kamet bihis semâvâtü vel ard. Ve es’elüke bismikellezî tuhyî bihil hayyü ve tümîtü bihil-mevtâ. Ve es’elüke bismikellezî izâ süilet bihi a’teyte ve izâ dui’yet bihi ecebte. Rabbe Cebrâile ve Mîkâile ve Isrâfile ve Azrâile. Yâ Bedî’as-semâvâti vel-ard. Yâ Zelcelâli vel-ikrâm. Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Vagfir lenâ ve lehü, verhamnâ ve iyyâhü birahmetike yâ erhamerrâhimîn.” ( Definden sonra verilecek telkinin metni (61)’de)

Teheccüd namazindan sonra okunacak duâ

Hz. Peygamberin, teheccüd namazina kalktigi zaman okudugu duâ:

Ibni Abbas hazretleri Peygamber Efendimizin teheccüd namazina kalktigi zaman su duayi okudugunu bildirmistir:

Allâhumme leke-l-hamdu ente kayyimu’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente meliku’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente nûru’s-semâvâti ve’l-ardi ve men fîhinne, ve leke’l-hamdu ente’l-hakku ve va’duke’l-hakku ve likauke hakkun ve kavluke hakkun ve’l-cennetu hakkun ve’n-nâru hakkun ve’n-nebiyyune hakkun ve Muhammedun hakkun ve’s-sâatu hakkun Allahumme leke eslemtu ve bike âmentu ve aleyke tevekkeltu ve ileyke enebtu ve bike hasamtu ve ileyke hakemtu fe’gfir lî ma kaddemtu vemâ ahhartu vemâ asrartu vemâ a’lentu ente’l-mukaddimu ve ente’l-muahhir velâ ilâhe illâ ente evlâ ilâhe gayruke velâ havle velâ kuvvete illâ billâh.(58)

Yeni hilâli görünce okunacak duâ

Yeni hilâli görünce su duâ okunur:

“Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber lâilâhe illâllah. Allahumme ehlilhû aleynâ bi’l-emni ve’l-îmâni ve’s-selâmeti ve’l-islâm” (Allah en büyüktür. Allah’tan baska Ilah yoktur. Allahim ayi bize güven, huzur ve Islâm ile geçir.)

Banyoya girerken çikarken okunacak dua

Banyoya girerken su duâ okunur:

“Allahumme innî es’eluke min’el-cenneti ve naîmihâ ve eûzu bike mine’n-nâri ve hamîmihâ “ (Allahim senden cenneti ve cennet nimetlerini istiyorum, cehennemden ve cehennemin hararetinden sana siginiyorum)

Banyodan çikarken:

“Elhamdu lillâhillezi ezhebe annî’l-ezâ ve âfanî” denilir.

Helaya girerken çikarken okunacak duâ

Tuvalete gidecegi sirada okunur:

“Allahumme innî eûzu bike mine’r-ricsi’l-habîsi’l-muhbisi mine’s-seytâni’r-racîm” (Allahim, pislikten, kötü, kovulmus seytandan sana siginirim.)

Tuvaletten çikinca su dua okunur:

“Elhamdu lillâhillezî ezhebe annî mâ-yu’zînî ve emseke aleyye mâ yenfeunî subhaneke gufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr” (Bana eziyet veren seyi benden gideren, bana yararli olani bende birakan Allah’a hamdolsun. Yücesin Rabbim, magfiretine siginiyorum, Rabbimiz, dönüs sanadir.)

Hadîs-i serîfde: “Cin ve seytanlar halâda insanlari ifsâd ve eziyyet için beklerler. Sizden biriniz halâya girerken Eûzü billâhi minel hubüsi vel habâis desin” buyuruldu.

Bir zarar meydana geldiginde okunacak duâ

“Asâ rabbunâ en-yubdilenâ hayran minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.” (Ola ki Allah onun yerine bize ondan daha hayirlisini vere. Biz Rabbimizi arzu ediyoruz

Öfkeli halde edilecek dua

“Allahummâgfir lî zenbî ve’zheb gâyza kalbî ve ecirnî mine’s-seytâni’r-racîm (Allahim, günahimi bagisla, kalbimin öfkesini gider, beni kovulmus seytandan uzak tut.)

Firtinada okunacak dua

Resûlullah Efendimiz siddetli rüzgârlar eserken dizlerinin üzerine oturup “Allahümmec’alhâ rahmeten ve lâ tec’alhâ azâben, Allahümmec’alhâ riyâhan ve lâ tec’alhâ lenâ rîhan” duâsini okurdu. Ya’nî Allahim! Bu rüzgârlari hakkimizda rahmet kil, azâb kilma. Yâ Rabbi bunlari bizim için rahmet kil, azab ve elem kilma demektir.

Bir de: “Allahümme lâ taktülnâ bigadabike ve lâ tehlüknâ biazâbike ve âfina kable zâlike” duâsini okurdu. Burada da Allahim! Bizi gadabinla öldürme, azâbinla helâk etme ve bize âfiyetler ihsân et buyurulmaktadir.

Ibni Abbâs buyurdu: Gök gürlerken “Sübhânellezi yüsebbihurra’dü bihamdihî vel melâiketü min hiyfetihî ve hüve alâ külli sey’in kadîr” duâsini okuyan yildirim düsmesinden korunur.

Fakirlikten kurtulus duâsi

Dinimiz çalisarak kazanmayi emretmektedir. Hz.Ömer, “Çalisin, kazanin! Çalismadan rizik beklemeyin! Allahü teâlâ gökten para yagdirmaz” buyurdu. Hz.Lokman Hakim de, “Çalis, kazan! Çalismayip muhtaç olanin dini ve akli noksandir” buyurdu.
Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

“Eve girerken “Ihlas” suresini okuyan, fakirlik görmez.”

“Sikintiya düsen veya borçlanan, bin kerre “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ isini kolaylastirir.”

“Her gün yüz defa “La havle ve la kuvvete illa billah” diyen fakirlik görmez”

Rizik için endise etmemelidir! Kur’an-i kerimde mealen buyuruluyor ki:

“Her canlinin rizki Allaha aittir.” [Hud 6]

“Seytan, sizi fakirlikle korkutup, fahsaya sürükler (cimrilige, her türlü kötülüge tesvik eder.)” [Bekara 268]

Su duâyi okuyan fakirlikten kurtulur demek, o duâ kabul olmussa, ona bir çalisma kapisi açilir veya ummadigi yerden rizka kavusur demektir. Hastaligi için duâ eden de sifaya sebep olan ilaca veya baska bir sebeple sihhate kavusur. Çalismak rizki artirmaz. Rizki veren Allahü teâlâdir. Çalismak sebebe yapismaktir. Sebeplere yapismak sünnettir.

Ihtiyaçtan kurtulmak, bereketli rizka kavusmak için sebeplere yapismalidir! Hadis-i seriflerde buyuruldu ki:

“Ömrüm uzun, rizkim bol olsun diyen, akrabasini ziyaret etsin, görüp gözetsin!)

“Sabah uykusu rizka manidir.”

“Ihtiyaçlarini insanlara açan, ihtiyaçtan kurtulamaz. Allahü teâlâya arz eden ise, ihtiyaçtan kurtulur.”

“Rizka kavusan çok hamd etsin! Rizki azalirsa istigfar etsin!”

Hamd, “Elhamdülillah”, Istigfar, “Estagfirullah” demektir. Istigfar etmek, günahlarin affina sebep olan iyilikleri yapmaktir.

Ezan Duâsı – islami sohbet

Ezan Duâsı
Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Ey benim ümmetim. Ezan bitince şu duâyı da okuyunuz.” buyurmuştur: “Allahümme rabbe hâ zihid-dâvetit-tâmmeti ves-salâtil-kâimeti âti Muhammedenil vesîlete vel fadîlete ved-dereceter-refîate veb’ashü mekâmen mahmûdenil-lezî ve’adtehü inneke lâ
tuhlifül-mîâd. Lâ havle velâ kuvvete illâ billahil’aliyyil’azîm”. (39)

”Ezan okunurken şu duâyı okuyun:

“Ve ene eşhedü en lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîkeleh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlüh ve radîtü billâhî rabben ve bil-islâmi dînen ve bi Muhammedin sallallahü aleyhi ve selleme resûlen nebiyyâ”(39)

Başka bir hadis-i şerifte de Resûlullah bir hadis-i şerifinde, “Her kim ezan sesi işittiği zaman, müezzin ile beraber hafifçe okusa, her harfine bin sevap verilir, bin günahı mahvolur” buyurdu.

(Hayye alâ)ları duyunca bunları söylemeyip, (lâ havle velâ kuvvete illâ billâh) der. Ezandan sonra salevât getirilir. Sonra ezan duâsı okunur. İkinci (Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah) söyleyince, iki baş parmağının tırnaklarını öptükten sonra, iki göz üzerine sürmek müstehabdır.

Eyyüb Hâlid bin Zeyd câmi’inin müezzinleri her namazdan sonra şu duâyı okurlardı: “Rabbenâ amennâ bi mâ enzelte vetteba’ nerresûle fektübnâ ma’aşşâhidîn”.