Işığın Fotoğrafı – İslami Sohbet

Selamun aleykum sevgili dini sohbet, islami sohbet müdavimleri; Görmek için Allah’ın bahşettiği iki büyük nimete, göze ve ışığa ihtiyaç duyarız. Yeşil bitkilerin beslenmek için fotosentez yapabilmesi de ışık gerektirir. Gözün işleyişini çözmüş olmamız bu mucizevî yapıyı çoğu zaman âdiyattan görmemize sebep olur. Aslında, sürekli kullandığımız ışık da ülfetimizin kurbanıdır.

Kâinatın yaratılması hakkında günümüzde genel kabul gören görüş, Büyük Patlama’dır (). Allahûalem, O’nun (celle celâluhu) “Ol!” emriyle vücut bulan Büyük Patlama neticesinde kâinat ve ışık birlikte var edilmiştir. Evet, her şeyi yoktan var eden Kudreti Sonsuz, murad buyurunca, kâinat çok yüksek sıcaklıkta, çok küçük bir noktadan teşekkül eder. Film, en başa sarıldığında, zerreden küreye kâinattaki bütün maddenin başlangıçta tek bir noktadan yaratıldığını ima eden Büyük Patlama modelinin tutarlı olduğu görülmektedir. Büyük Patlama sonrasıyla alâkalı görüşlerin en güncel ve makbul olanı ise, Inflation (şişme) Teorisi’dir. Buna göre, Büyük Patlama’nın ardından (daha bir saniye geçmemişken) kâinatın inanılmaz bir hızla genişlediği, ilk ândaki kuantum dalgalanmalarının her yere saçıldığı, her istikamette galaksiler oluşacak şekilde homojen bir şişme hâdisesi meydana geldiği kabul edilir. İşte ışık ilk defa bu ilk dönemde yaratılmıştır.

Işık nedir ve onun mahiyeti nasıldır?
Işığın hızının ölçülebileceğini ilk söyleyen İbn-i Sina’dır ve bu, yüzyıllar sonra 1675’te Danimarkalı fizikçi Ole Romer’in Jüpiter’in uyduları üzerinde gözlem yaparken tespit ettiği bir husustur. Newton ise, ışığın farklı dalga boylarından oluşan renklerini açıklamak için bilye metaforunu kullanmıştır. Fizikçiler bunun tek başına doğru olmadığını daha sonra ortaya koymuşlardır. Işığın kırınım (dar bir yarıktan geçtikten sonra yön değiştirmesi) hâdisesinde de görüldüğü gibi tanecik modeli yetersiz kalmaktadır. Işık ve mâhiyeti, Elektromanyetik Dalga Teorisi veya Parçacık Teorisi ile açıklanmaya çalışılsa bile bugün için bunların da yetersiz kaldığı düşünülmektedir.

Işık, modern teoriye göre, foton denilen kütlesiz ve yüksüz parçacıklardan oluşur. Kırılma ve yansıma özelliklerinin yanında, enerji taşıdığı bilinen elektromanyetik dalgadır. Kâinatta, en hızlı nesnenin ışık olduğu ve ışığın ortam değişmediği müddetçe de aynı istikamette, aynı hızla yayıldığı bilinmektedir. Işığın, son birkaç yüzyıldır dalga özelliği de gösterdiği anlaşılmıştır. Günümüze dalga modeli daha ön plâna çıksa da ışık, her iki modelle de izah edilebilecek hususiyetlerde yaratılmıştır.

Femto-fotoğrafçılık
Işığı anlamaya yönelik birçok deney yapılmıştır. Bunlardan biri, Dr. Edgerton tarafından 1964’te uygulanan fotoğraflama tekniğidir. Bu teknikle çekilen fotoğrafta, merminin elmanın içinden geçtikten hemen sonraki görüntüsü gözle görülebilir hâle getirilmiştir. Saniyenin milyonda biri zaman aralığında çekilen bu meşhur , günümüzde ışığı gözle görünür kılmak için MIT (ABD) Öğretim Üyesi Prof. Ramesh Raskar’a ilham vermiştir. Raskar, saniyede bir trilyon kare çekebilen özel bir makinesi geliştirmiştir. Böylece X ışını kullanmadan insan vücudunu görüntülemek mümkün olabilecektir. Femto-fotoğrafçılık denilen bu yeni teknolojide ışığın dalga özelliğinden faydalanılmıştır.

Işığın hareketi, başka bir ortamla karşılaşmadığı müddetçe elektrik ve manyetik (elektromanyetik) dalgaların tabiatı gereği doğrusaldır (lineer). Farklı bir şeffaf ortama geçme söz konusu olursa hareketine devam eder. Kırma indisi küçük olan ortamdan, büyük olan ortama geçerse, yüzeye dik olduğu varsayılan çizgiye (normal) yaklaşır, tersi durumda uzaklaşır.

Işığın ve diğer bütün elektromanyetik dalgaların boşluktaki (havasız ortamda) hızı saniyede 299.792.458 metredir (300 bin km). Bu yüksek hız ile Dünya’nın çevresinde saniyede yaklaşık yedi tur atılabilir. Lâtince celeritas (hız) ismine atfen c ile ifade edilir. Herhangi bir maddenin içinden geçerken (meselâ hava, su, cam vb.) ışık hızı c’den küçüktür.

Eğer, bir lazer işaretleyici saniyenin trilyonda birinde (bir kaç femto-saniye) açılıp kapanırsa, yaklaşık bir milimetre genişliğinde bir foton demeti elde edilir. Bu foton demeti, elmayı delip geçen mermiden milyonlarca kat daha hızlı hareket eder. Acaba bu demet, su dolu cam bir şişenin altından gönderilip femto-fotoğrafı çekilse ne olur? Işık yavaş çekimde nasıl görünür? Femto-kamera ile ışığın hareketi on milyar kez yavaşlatılarak çekildiğinde bütün bu kısa seyahat, bir nano saniyeden daha kısa sürede gerçekleşmesine rağmen, yavaş çekimde ışığın nasıl hareket ettiği görülebilir. Bu femto-kamera ile, ışığın meselâ domates içindeki ortalama hızına bakarak domatesin iç dokusunu ve kalitesini dokunmadan anlayabiliriz. Gönderilen foton demeti araştırılan herhangi bir maddenin yüzeyine çarpıp farklı zamanlarda geri geldiğinde, hassas zaman çözünürlüğü sayesinde üç boyutlu bir görüntü elde edilir. Allah’ın (celle celâluhu) Nur isminin tecellilerinden bir tecelli olan ışığa verdiği bu hızdan faydalanılarak, sürücüsüz yol alabilen vasıtalar tasarlanabilir, pencerelerden yansıyan ışık kullanılarak tabiî âfetlerde canlılar kurtarılabilir, yeni nesil endoskopi, kardiyoskopi veya kolonoskopi cihazları geliştirilebilir.

Evet, ışığın varlığı kaynağına delalettir. Her şeyi nurlandıran Cenab-ı Hakk, Nur Sûresi’nde şöyle buyuruyor: “Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, her şeyi bilendir.”

Gözün görebilmesi için ışığa ihtiyaç vardır. Rabb’imizin sonsuz ilminden birisi olan ve yine Allah’ın bahşettiği akıl ile insanoğlunun kavramaya cehdettiği ışık hakkında yapılmış en son ve dikkat çekici araştırmalardan birisi femto-fotoğrafçılıktır. Işığı hareket hâlindeyken yakalama tekniğine dayanan bu metodun daha da geliştirilmesi ile belki bir gün köşelerin arkasını fotoğraflamak veya X ışını kullanmadan insan vücudunu görüntülemek mümkün olacaktır. Eğer bir femto-kamera cep telefonumuza adapte edilmiş olsaydı, manava gittiğimizde domateslere dokunmadan ışığın domates içindeki hareketini izleyerek taze olup olmadığını anlayabilecektik.

Kaynaklar

– A. Velten, R. Raskar, and M. Bawendi, “Picosecond Camera for Time-of-Flight Imaging,” in Imaging Systems Applications, OSA Technical Digest (CD) (Optical Society of America, 2011)

– A Velten, E Lawson, A Bardagiy, M Bawendi, R Raskar, “Slow art with a trillion frames per second camera”, Siggraph 2011 Talk

– R Raskar and J Davis, “5d time-light transport matrix: What can we reason about scene properties”, July 2007

– Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, 19. Söz

– Nur Sûresi, 35. Âyet

iSLam, iSLami Sohbet, iSLami Chat, iSLami Sohbet Odalari, Dini Sohbet, Dini Chat, iSLami Bilgiler, Dini Bilgiler, iSLami Sohbetler, nur sohbet

Bir önceki yazımız olan Tahir BÜYÜKKÖRÜKÇÜ'nün dilinden Peygamber Efendimiz başlıklı makalemizde dini videolar, islami chat ve İSLAMİ SOHBET hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiket(ler): , , , , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.