Mutluluğun Düşmanı Münakaşa

Birgün, Peygamber efendimiz s.a.s. ile oturmakta olan Ebu Bekr-i Sıddık r.a. efendimize müşriklerden biri sataşır, ta’n etmeğe, ağır sözler söylemeğe kalkışır. Ebu Bekr r.a., Peygamber s.a.s.’in huzurunda O’na sonsuz hürmeti sebebiyle mukabelede bulunmaz, susar, sabreder. Fakat karşıdaki densiz adam, işi uzatıp azıtınca, haklı ve makbul birkaç sözü edep dairesinde söylemeği uygun bularak, cevaba kalkışınca, Resulullah efendimiz s.a.s., derhal yerinden kalkıp oradan uzaklaşmağa başlar.

Bu durum üzerine Ebu Bekr r.a. anında, o adamı ve tatsız münakaşayı bırakıp Resulullah efendimiz s.a.s.’in ardından yetişir, özür diler.

-Anam ve babam sana feda olsun ey Allah’ın resulü, haklı olduğumu sanıyordum, bir hata mı işledim, size karşı su-i edepte mi bulundum, sizi kırdım mı acaba.. diye sorar.

Efendimiz s.a.s. o zaman şu enteresan açıklamayı yapar:

-Ey Ebu Bekr! Münakaşanın başlangıcında senin yanında bir melek vardı; o kötü adamın sözlerine o cevap veriyor, sana yapılan hakaret ve tecavüzü o reddedip, seni ma’nen müdafaa ediyordu. Ama sen kendin cevap vermeğe başlar başlamaz şeytan ortaya çıktı, aynı mekanda şeytan ile beribar oturacak kişi değilim. Onun için yerimden kalkıp orayı terk ettim.

-Ey Ebu Bekr şu üç şey haktır (muhakkak olur):

Hiçbir kul yoktur ki, herhangi bir zulme veya haksızlığa maruz kalsın, ama aziz ve celil olan Allah için sabretsin, karşılık vermekten vazgeçsin de Allah, bu hareketine mükafat olarak onu ilah i yardımı ile aziz ve galip etmesin. (Yani Allah muhakkak ona yardım eder, onu aziz ve galip kılar).

Hiçbir adam yoktur ki akraba ve dostlarına, yakınlık ve muhabbet için, hediye verme kapısını ve yolunu açsın da Allah onun mal varlığını çoğaltıp arttırmasın (Yani: Muhakkak öyle iyi niyetli cömertlerin malını artırır).

Hiçbir adam yoktur ki mal biriktirmek ve çoğaltmak hırsıyla dilenme kapısını açıp o yola gitsin de Allah onun fakirliğini ve sıkışıklığını arttırmasın (Yani: Allah, mal hırsıyla dilenenin mutlaka fakirliğini arttırır).

(Ramuz el-ehadis C. 1 s. 142, 4. Hadis)    

Bir önceki yazımız olan İlim Sahipleri başlıklı makalemizde İlim, İlim Sahipleri ve irfan hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiket(ler): , , , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.