Sapıkların Tuzaklarına Düşmeyin

1. Mü’min bir kulun en yüksek mânevî rütbe ve dereceye çıkması, onun üzerindeki kulluk yükümlülüklerini, dinî vazifelerini kaldırmaz. Şeriatin bütün emirlerini yerine getirmesi, bütün yasaklarından kaçınması gerekir. Biz yakîn mertebesine ulaştık, bizden namaz abdest, oruç, zekat, hac kalktı diyenler küfre düşer. İnsanların derece itibarıyla en yükseği olan Resullullah (Salat ve selam olsun ona) Efendimiz ölünceye kadar namaz kılmış, oruç tutmuş, diğer emirleri yerine getirmiştir. Yakîn demek ölüm demektir. Bir Müslümanın manevî derecesi yükseldikçe dindarlığı, ibadetleri de artar.
2. Faydalı, kurtarıcı, ebedî saadeti kazandırıcı, İslamı ve Ümmeti güçlendirip yükseltici ilimleri öğrenmek farzdır ve bu öğrenme en faziletli ameldir. Bu ilimleri ihlasla, Allah rızasını kazanmak için öğretenler ve öğrenenler şerefli Müslümanlardır.

3. Ehl-i Sünnet mezhebinin âhiretle, kabir alemiyle ilgili olarak bildirdiği her şey haktır, doğrudur. Kabir azabı haktır. Berzah alemine intikal eden ölüyü Münker ve Nekir meleklerinin sorgulaması haktır.

4. Mi’rac haktır. Resulullah Efendimiz (Salat ve selam olsun ona) uyanık olduğu halde, bedeniyle, gecenin bir bölümünde semalara ve Allahın dilediği öteler alemine yükseltilmiştir.

5. Allahın izniyle şefaat haktır… Sırat haktır… Mizan haktır… Cennet ve Cehennem haktır… Cennet ve Cehennem mahluktur ve şu anda mevcuttur. Cennet ve Cehennem ebedîdir…

6. Kalbinde iman olan kimseler, ilahî adalet gereği bir miktar Cehennemde kalsalar bile, cezalarını çektikten sonra oradan çıkartılacaklar ve Cennete konulacaklardır.

7. İslamın, imandan sonra ikinci temel şartı olan beş vakit namaz haktır.

8. Kur’an Allah’ın kelamıdır. Mahluk değildir, yaratılmamıştır. Kadimdir. Kur’an Müslümanların düsturudur=anayasasıdır.

9. Mü’min havf ile reca arasında bulunmalıdır. Hem çok korkmalı, hem de çok ümid etmelidir.

10. Din, dünya hayatını tanzim için gönderilmiştir. Din ile dünya ayrı değildir. Din sadece bir vicdan işidir, dünyaya karışamaz demek küfürdür.

11. Ahlakın, iyilik ve kötülük ölçülerinin, güzel ve çirkin şeylerin kaynağı dindir, Şeriattır.

12. Allah güzeldir ve güzeli sever.

13. Mülk Allahındır, dilediğine verir, dilediğinden alır; dilediğini aziz, dilediğini zelil kılar.

14. Bir insanın kurtuluşu, ebedî saadeti, izzeti; sahih, geçerli, makbul bir iman iledir. İmansız saadet, necat, izzet olmaz.

15. Âhir zaman Peygamberi Muhammed Mustafa’yı, Allah katından ona gönderilip onun da eksiksiz tebliğ ettiği Kur’anı, Din-i Mübin-i İslamı, Şeriat-i Garra-i Ahmediyyeyi duyup da iman etmeyen, aksine inkar eden, yalanlayan kimseler için kurtuluş, Cennet yoktur.

16. İslam güzel ahlak dinidir. Ahlakı güzel olmayan iyi Müslüman değildir.

17. İman bir bütündür. İman edilmesi gereken bütün hüküm ve değerlerin hepsine inanmak, onları tasdik etmek gerekir. Allahın gönderdiği kesin hükümlerin bir kısmına iman edip, bir kısmını inkar edenler, dıştan Müslüman görünseler bile gerçek mü’min değildirler.

18. Allahın hududu=sınırları vardır. Bunlar sirkat=hırsızlık haddi, içki içenlerle ilgili had, namuslu kadınlara zina isnadı (kazf) ile ilgili had, zina haddi, yol kesici eşkıyaya tatbik edilen had… Ayrıca dinimizde kısas cezası vardır. Mü’minler bu hadleri ve diğer cezaları bilmeli, hak olduklarına inanmalıdır. Ayetle, hadîs ile, icmâ ile sabit olan hadleri inkar ve tekzib edenler küfre düşer.

19. Zina Kitap, Sünnet ve icma ile haramdır. Haramlığını inkar eden kafir olur. Muhsan (Zina ettikleri zaman evli olan veya daha önce başlarından evlilik geçmiş olan) kimseler recm edilir. İslamda recm cezası yoktur diyenler Ehl-i Sünnetten çıkmış olur.

Muhterem okuyucularım!.. Tarihe karışmış olan Mutezile mezhebi, son elli-altmış yıl içinde memleketimizde maalesef hortlatılmıştır. Birtakım bozuk ilahiyatçılar (hepsi bozuk değil) taqiyye ve kitman yaparak Mutezile olduklarını gizlemekte, sinsice Ehl-i Sünneti yıkmaya çalışmaktadır. Sünnî Müslümanlar bunların tuzaklarına düşmemelidir.

Yukarıdaki 19 maddeyi Müslüman kardeşlerime bu maksatla hatırlattım.

Tafsilatı (ayrıntıları) muteber akaid, fıkıh, ilmihal kitaplarımızda yazılıdır.

Bir önceki yazımız olan Ey Asi Kavim - İslami Sohbet başlıklı makalemizde asi kavim ve nuh kavmi hakkında bilgiler verilmektedir.

Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.