Sünniler Birbirlerine Takiyye Yapamaz

SÜNNÎ bir Müslüman, din kardeşlerine taqiyye ve kitman yapabilir mi?… Yapamaz yapamaz… Çünkü taqiyye aldatmak, kandırmak demektir. , kardeşini aldatamaz.

Belki, ona, söylenmemesi gereken bazı gerçekleri söylemez, bazı özel haberleri duyurmaz ama söylenmesi mutlaka gereken gerçekleri ve haberleri bildirir.

Sünnîler içinde meşreb farklılıkları olabilir ama meşreb yüzünden taqiyye ve kitman yapılamaz.

Bir Sünnî tarikatini gizleyebilir. Buna taqiyye denilemez. Ahlak meselesidir. Tarikat ve şeyh reklamı yapmak istememektedir.

Ehl-i Sünnet dışı bir mezhepte:

1. Taqiyye, beş vakit namaz kılmak gibi kesin bir farzdır.

2. Taqiyye yapmayı terk eden, İslamı terk etmiş gibi olur.

3. Onlar, taqiyye bizim dinimizdir diyecek kadar ileri gider.

Bazı Sünnî grupların, kendilerinden olmayan “Öteki” Müslümanlara taqiyye yaptıklarını üzüntü ile öğrenmekteyiz.

Öteki kardeşlerinden gizlemeye çalıştıkları, hattâ şu veya bu şekilde açığa çıkarsa inkar ettikleri inançları, fikirleri, fiilleri doğruysa bunları niçin saklamak istiyorlar?

Ehl-i Sünnet Müslümanı açıktır, din kardeşlerini aldatmaz, kandırmaz.

Ehl-i sünnet Müslümanı söylerse doğru söyler. Her doğruyu söylemek doğru olmayacağından, icabında susar ama asla yalan söylemez.

Ehl-i Sünnet Müslümanı cami için yardım topluyorsa o yardımlar cami yapımı için harcanır.

Ehl-i Sünnet Müslümanı, yurt dışında vekaletle kurban kesimi için bir kardeşinden para alıyorsa o paranın tamamı kurbana harcanır.

Ehl-i sünnet Müslümanı Kur’ana, Sünnet, Şeriata, fıkha aykırı şekilde zekat toplamaz.

Ehl-i Sünnet Müslümanı, kendi meşrebinden olmayan mü’minleri ötekileştirmez, onları düşman veya rakip gibi görmez.

Ehl-i Sünnet Müslümanın temel, ana, birinci mensubiyeti Ümmet-i Muhammed’in bir üyesi olmasıdır.

Ehl-i Sünnet camiası içinde meşru alt-kimlikler vardır, böyle bir alt-kimliğe sahip olabilir ama Ümmetten koparak, öteki Müslümanları dışlamak suretiyle değil.

Bir Nakşî, bir Nurcu, bir Kadirî şöyle der:

-Elhamdülillah Muhammed ümmetindenim… Sonra gerekiyorsa, istiyorsa meşrebini açıklayabilir.

Açıklamasa da olur.

Ezan okununca bütün Sünnî Müslümanlar camiye gider, sımsıkı saflar oluşturur ve Rabbülâlemîne ibadet eder.

Ayrı safta tarikatli olur, tarikatsız olur, hattâ tarikata karşı olan olur; Nur talebesi olur, Rufâî olur, Mevlevî olur…

Türkiyede yapamıyorlar, Avrupa ülkelerinin bazı büyük şehirlerine gidiniz, Sünnîlerin ayrı ayrı camiler açmış olduklarını görürsünüz: Fas camii, Cezayir camii, Türkiye Diyanet Camii, Türkiyeli şu veya bu grubun camii… Vehhabî camii…

Sünnî Müslümanların camilerinin tek olması gerekmez mi?

Diyelim Berline gittiniz, Cuma günü geldi, hangi camiye gideceksiniz?

Bendeniz bir Ehl-i Sünnet Müslümanı olarak elbette Sünnî camiine gitmek isterim ama çeşit çeşit Sünnî camiler var, hangisine gitsem acaba?

Şu yedi milyarlık nüfuslu ve yüz altmış küsur ülkeye ayrılmış dünyada Roma Katolik dininin bütün kiliseleri ve papazları Papaya bağlıdır. Onların ruhanî ve dünyevî bir lideri, üniter bir hiyerarşisi vardır. Aralarında irtibat vardır.

Biz Sünnî Müslümanların ise realitede Ümmet birliğimiz ve teşkilatımız yoktur, kendisine itaat ve biat ettiğimiz bir Halifemiz yoktur.

dini sohbet, islami sohbet,dini portal, islami portal, dini chat, islami chat,muhabbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet sohbet,muhabbet,dinimuhabbet,chat,mynet sohbet

Bir önceki yazımız olan Vergi Zekat Sayılmaz-İslami Sohbet başlıklı makalemizde cami, dernek ve fakirlere yardım hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiket(ler): , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This blog is kept spam free by WP-SpamFree.