Hâl Dili

Nasihatler
Tasavvuf yolunun önderlerinden İmam Ebu Abdurrahman Sülemî k.s. bizlere şu tavsiyelerde bulunuyor:
“Ey kardeşim! Sana, Allah Tealâ’ya itaat ve ibadet etmeyi her şeye tercih etmeni, O’na muhalefet edip karşı gelmekten sakınmayı, bütün varlığınla O’na yönelmeni, endişe ve üzüntüleri terk edip O’na dönmeni, insanların önünde eğilmeyi ve onlara itimat etmeyi terk etmeni tavsiye ederim.
Bununla beraber bütün işlerinde Allah’ı unutup sebeplere yönelmenden seni sakındırırım. Bilakis bütün hallerinde asıl Allah’a yönelmeli, itimat etmeli ve yalnız ona tevekkül etmelisin.”
Uyûbü’n-Nefs
Gönlü Allah’a Adamak
Bir defasında Cüneyd-i Bağdadî k.s. hazretlerine:
–Sadece Allah’a yönelmenin, gönlü O’na adamanın yolu nedir, diye soruldu. Hazret:
–Günah işlemekte ısrar etmeyi gideren bir tövbe, ibadetleri ertelemeyi yok eden bir Allah korkusu, salih amelleri işlemeye yöneltecek bir ümit, devamlı Allah’ı zikretmek, kendini ölüme yakın, emellerine ulaşmayı uzak kabul ederek nefse muhalefet etmektir, cevabını verdi. Bunun üzerine:
–Peki, kul bu hale nasıl ulaşır, diye soruldu. Bu defa:
–Saf, tevhid dolu bir kalple, buyurdu.
Uyûbü’n-Nefs
Sevilenler Sevilmeyenler
Fakih Ebü’l-Leys rh.a şöyle der:
Allah Tealâ üç grup insana buğzeder, onları sevmez. Onların içinde bir kısmına ise daha çok buğzeder:
• Allah Tealâ günahkâr kişiye buğzeder. Ancak yaşı ilerlemiş olduğu halde günah işlemeye devam edene daha çok buğzeder.
• Cimriye buğzeder. Fakat zengin olduğu halde cimrilik edene daha çok buğzeder.
• Kibirlenenlere buğzeder. Fakat fakir olduğu halde kibirlenenlere daha fazla buğzeder.
Allah şu üç grup insanı da sever. Onlar içinde bir kısmını ise daha çok sever:
• Takva sahiplerini sever. Fakat genç yaşta takva sahibi olanları ise daha çok sever.
• Cömert olanları sever. Fakat fakir olduğu halde cömertlik yapanları daha çok sever.
• Tevazu sahiplerini sever. Fakat hem zengin olup hem de tevazu sahibi olanları daha çok sever.
Ebü’l-Leys Semerkandî, Tenbîhü’l-Gâfilîn
Nefsin Islahı
Bir defasında Ebu Hafs rh.a. hazretlerine nefsten, onun ıslahından soruldu. Hazret:
–Nefs her afetin, her felaketin kaynağıdır ve ancak ona muhalefet etmekle ıslah edilir, cevabını verdi.
Ebu Abdurrahman Sülemî k.s., Uyûbü’n-Nefs
Hikmet Pınarı
“Her kim salih amellerini artırmıyorsa noksanlık içerisindedir.” -Hz. Ali k.v.
“Emirleri hafife almak, emredeni az tanımaktan ileri gelir.” -İsmail b. Mecid Sülemî k.s.
“Dikkat et! Sakın nefsini başıboş bırakma! Zira sen onu hayırlı işlerle meşgul etmezsen, o seni faydasız işlerle meşgul eder.” -Hasan-ı Basrî k.s.

Hâl Dili

Hâl Dili Nasihatler
Tasavvuf yolunun önderlerinden İmam Ebu Abdurrahman Sülemî k.s. bizlere şu tavsiyelerde bulunuyor:
“Ey kardeşim! Sana, Allah Tealâ’ya itaat ve ibadet etmeyi her şeye tercih etmeni, O’na muhalefet edip karşı gelmekten sakınmayı, bütün varlığınla O’na yönelmeni, endişe ve üzüntüleri terk edip O’na dönmeni, insanların önünde eğilmeyi ve onlara itimat etmeyi terk etmeni tavsiye ederim.
Bununla beraber bütün işlerinde Allah’ı unutup sebeplere yönelmenden seni sakındırırım. Bilakis bütün hallerinde asıl Allah’a yönelmeli, itimat etmeli ve yalnız ona tevekkül etmelisin.”
Uyûbü’n-Nefs
Gönlü Allah’a Adamak
Bir defasında Cüneyd-i Bağdadî k.s. hazretlerine:
–Sadece Allah’a yönelmenin, gönlü O’na adamanın yolu nedir, diye soruldu. Hazret:
–Günah işlemekte ısrar etmeyi gideren bir tövbe, ibadetleri ertelemeyi yok eden bir Allah korkusu, salih amelleri işlemeye yöneltecek bir ümit, devamlı Allah’ı zikretmek, kendini ölüme yakın, emellerine ulaşmayı uzak kabul ederek nefse muhalefet etmektir, cevabını verdi. Bunun üzerine:
–Peki, kul bu hale nasıl ulaşır, diye soruldu. Bu defa:
–Saf, tevhid dolu bir kalple, buyurdu.
Uyûbü’n-Nefs
Sevilenler Sevilmeyenler
Fakih Ebü’l-Leys rh.a şöyle der:
Allah Tealâ üç grup insana buğzeder, onları sevmez. Onların içinde bir kısmına ise daha çok buğzeder:
• Allah Tealâ günahkâr kişiye buğzeder. Ancak yaşı ilerlemiş olduğu halde günah işlemeye devam edene daha çok buğzeder.
• Cimriye buğzeder. Fakat zengin olduğu halde cimrilik edene daha çok buğzeder.
• Kibirlenenlere buğzeder. Fakat fakir olduğu halde kibirlenenlere daha fazla buğzeder.
Allah şu üç grup insanı da sever. Onlar içinde bir kısmını ise daha çok sever:
• Takva sahiplerini sever. Fakat genç yaşta takva sahibi olanları ise daha çok sever.
• Cömert olanları sever. Fakat fakir olduğu halde cömertlik yapanları daha çok sever.
• Tevazu sahiplerini sever. Fakat hem zengin olup hem de tevazu sahibi olanları daha çok sever.
Ebü’l-Leys Semerkandî, Tenbîhü’l-Gâfilîn
Nefsin Islahı
Bir defasında Ebu Hafs rh.a. hazretlerine nefsten, onun ıslahından soruldu. Hazret:
–Nefs her afetin, her felaketin kaynağıdır ve ancak ona muhalefet etmekle ıslah edilir, cevabını verdi.
Ebu Abdurrahman Sülemî k.s., Uyûbü’n-Nefs
Hikmet Pınarı
“Her kim salih amellerini artırmıyorsa noksanlık içerisindedir.” -Hz. Ali k.v.
“Emirleri hafife almak, emredeni az tanımaktan ileri gelir.” -İsmail b. Mecid Sülemî k.s.
“Dikkat et! Sakın nefsini başıboş bırakma! Zira sen onu hayırlı işlerle meşgul etmezsen, o seni faydasız işlerle meşgul eder.” -Hasan-ı Basrî k.s.

Hâl Dili, adam, amel, insanlar, kalp, kibir, nasihat, salih, takva, tasavvuf, tevazu, zengin

Yalnız İyi Amel Yetmez

nananlar Allah’a, ahirete olan inançlarından, yaptıkları ibadetlerden ve onların hikmetlerinden bahsederlerken inanmayanların kendilerini savunmak adına en sık kullandıkları ifadelerden biri “ne var yani biz de iyi insanlarız”dır. Bu ifade ile anlatmaya çalıştıkları şudur aslında; “evet belki biz Allah’a, Kuran’a ya da ahirete inanmıyoruz ama sizin iyi olarak nitelendirdiğiniz eylemleri biz de yapıyoruz ya da benzer değerleri biz de savunuyoruz”. Örneğin onlar da fakirlere yardım ettiklerinden, adaletli davrandıklarından, kul hakkı yemediklerinden bahsederler.
Hiç şüphe yok ki inanmayanlar arasında da gerçekten bu değer yargılarını koruyan, güzel davranmaya, insanlara yardım etmeye çalışanlar vardır. Ancak Kuran’da açıkça belirtilmektedir ki Allah’a, Kuran’a ve ahirete inanmayanların tüm bu amelleri boşa gider yani onlara hiçbir fayda sağlamaz.

Ayetlerimizi ve âhirete varılacağını yalan sayanların tüm yaptıkları boşa gitmiştir. Bulacakları karşılık, yapıp ürettiklerinden başkası olmayacaktır.
(7 Araf Suresi -147)
Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O’na ulaşmayı inkâr etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.
(Kehf- 105)

Bu tartışma inanmadığı halde güzel işler yapan kişilerin cennete gidip gidemeyeceği sorusuyla da son derece yakından bağlantılıdır. Ayetlerin söylediği son derece açıktır. Ahirette karşılığını görebileceğimiz güzel davranışlar Allah inancı ile, ahirette güzellikler görmek amacıyla yapılanlardır. Yoksa bir kişinin Allah’a inanmadığı, ahireti hedeflemediği halde yaptığı davranışlardan Allah katında karşılık görmesi mümkün değildir.
Yani cennete gitmek, ahirette güzellikler görmek için yapılan güzel işler, ahlaki tavırlar yeterli olmaz. Ahirette ödülü hak edecek olanlar Allah’a, ayetlerine ve ahirete inanıp güzel işler yapanlardır. Allah hepimizi onlardan eylesin inşallah…
Son olarak unutulmaması gereken bir nokta bir insanın kendisini var edene nankörlük ederken gerçekten “iyi” olup olamayacağıdır. Allah’ı inkar edip onu yok sayanlar aslında en büyük kötülüğe ve nankörlüğe imza atmaktadırlar. Annesine kötü davranan ve onun emeklerini reddeden bir insanın iyiliğinden şüphe ederken, Allah’ın verdiklerine yüz çevirenin iyiliğinden bahsedebilir miyiz?

İslam Dini’nin Gayesi

İslam’ın getirdiği hükümler, insanların mutluluğunu amaçlamaktadır. Bu hükümlere uygun hareket edenler. Hem dünya hem de ahiret mutluluğunu kazanacaktır.
İslam Dini’nin Hükümleri Üç Kısımdır:
1. İman: İnsan, İman esaslarına inanmakla manevi gıdasını almış, kalbini yanlış inançlardan temizleyerek doğru inançla süslemiş ve gerçek değerini kazanmış olur.
2. Amel: Amel, insanların yaptığı işlerdir. Amel ile ilgili hükümler ikiye ayrılır:
A. Allah’a karşı ibadet görevleri.
B. İnsanların kendi aralarındaki ilişkileri düzenleyen hükümler.
3. Ahlak: İnsanlara karşı düşünce ve davranışlarımızı düzenleyen hükümler.

Ahlak, Allah, amel, İman, İslam Din’nin Gayesi,islami sohbet

Amellerin En Faziletlisi

Hadisi şerifde şöyle buyrulur;Buhari ve Müslimin(r.a) rivayet ettiklerine göre Ebu Hüreyre (r.a) şöyle dedi:
(Suile rasulullah s.a.v ; Eyyül amelü efdalü?) Peygamber s.a.v den sorulduki:”Yapılan işlerin fiillerin,çalışmaların,amellerin hangisi en faziletlidir.İslam bakımından ?..Ne yapalım?..Yani yemekmi yedirelim,oruçmu tutalım,namaz mı kılalım,sadakamı verelim na yapalım?Hangisi en faziletli ? diye en faziletli amelini sordular.Peygamber efendimize
(Kale imanen billahi ve rasulihi)”Allaha ve rasulüne inanmaktır” buyurdu peygamber efendimiz Her şeyşn başı evveli kaynağı Allaha ve rasulüne inanmaktır.İnanıyoruz Allah vadır birdir.tamam ne mutlu Peygamber sav de Allahın gönderdiği hak rasuldür elçidir. Söyledikleri haktır,gerçektir.Allah cc o mübarek kulunu kendsine has peygamber eyledi kendisine vahiy eyleyip Kuranı kerimi indirdi emirlerini yasaklarını bildirdi.Oda bize islamı öğretti 23 sene içerisinde insanlara islamı öğrettide her şeyi anlattı da veda haccında şunları söyledi;
“Bunları size tebliğ ettimmi tamammı ey ashabım ? dedi hacda toplanmış olan insanlara ,Cebeli Rahmenin kenarında ..
Onlarda tebliğ ettin diyince ellerini kaldırdı:
“Şahid ol Ya Rabbi”! dedi
Allahın varlığına ve peygamberimizin peygamberliğine inanıyoruz sizde inanıyorsunuz çocuklarımızada öğreteceğiz onlarda inanacaklar.Tamam ,en faziletli iş bu..
“Bundan sonra en faziletli olan nedir”. dediler.
“Allah yolunda cihad etmektir” buyurdu.
Cihad edeceğiz Allah yolunda malımızla,canımızla cihad edeceğiz mal vereceğiz para vereceğiz, Allah yolunda feda olsun ..Allahın verdiği mallar Allah yolunda feda olsun Allahın verdiği sıhhat Allah yolunda feda olsun Allahın verdiği akıl ALLAH yolunda feda olsun Anamız babamız çocuğumuz herşeyimiz Allah yolunda feda olsun…
“Bundan sonra ne gelir diye sordular”;
Peygamber efendimiz s.a.v 3. olarak demişki;
“Maknbul usulüne uygun yapılmış olan hacdır.”
Oda zor bir iş oda kolay değil Şimdi kolaylaşdı uçağa biniyorsun gidiyorsun Şimdi kolay eskiden develerle veya yaya olarak gidilirdi sular bulunmazdı sıcakdan korunma imkanı azdı hacca gidenlerin çoğu telef olurdu .Hacıların çoğu kırılırdı gidenler geri gelmezdi Şimdi biraz kolaylaştı.
Tabii amellerin makbullüğü hususunda başka hadisi şeriflerde vardır Bunları bütünüyle hepsini incelediğimiz zaman görürüz ki Allah yolunda ilim vermek için gece gündüz medreseye camiye yürümek çünkü cihadın faziletlerinide görüyorsunuz.ilim erbabı anlatıyor insanlara..Yani cihadın faziletlerinden bahsetmeye bahsetmeye ümmet unuttuğu için zillete düştü .Cihadın faziletini de insana ilim erbabı anlattığından ;hadisleri ayetleri insanlara alimler öğrettiğinden en fazletli iş ilim öğrenmek ilim öğretmektir.

amel, cihad, Hadisi Şerif, rabb, şahid, tebliğ,islami sohbet

AMEL DEFTERİ ANLAMI NEDİR

AMEL DEFTERİ ANLAMI NEDİR İnsanların dünyada kabul ettikleri inançlarla, yaptıkları işlerin kaydedildiği ve âhirette kendilerine takdim edileceği bildirilen deftere (veya kitaba) verilen addır. Kur’ân’da “amel defteri” tabiri geçmez. Ancak bu anlamda kitap ve suhuf kelimeleri zikredilmektedir. Kur’-ân’da, insanın dünyada yaptıklarının, kıyamet günü açılmış bir kitapta kendisine gösterileceği ve her fertten kendi kitabını okumasının isteneceği (İsrâ, 17/13-14) açıklanmaktadır. Kirâmen katibîn, hafaza, rusûl, rakîb ve atîd isimleriyle anılan meleklerin yazdığı (Enbiyâ, 21/94; Kâf, 50/18; Zuhruf, 43/80) bu kitap, insanın hak-batıl, doğru-yalan, iyi-kötü bütün inanç, düşünce, söz ve eylemlerini içerecektir (Kehf, 18/49). Amel defterleri cennetliklere sağdan, cehennemliklere soldan veya arkadan verilecektir. Defterleri sağdan verilenler, Kur’ân’da “ashâbu’l-yemîn”; soldan veya arkadan verilenler “ashâbu’ş-şimal” olarak zikredilir (Hâkka, 69/19,25; İnşikâk, 84/7,10). Defterin sağdan verilmesi bir müjde, soldan veya arkadan verilmesi ise bir korku ve azap işaretidir. Kur’ân’da sadece fertlerin değil, millet ve toplumların da “kitap” diye anılan amel defterlerinin bulunduğu ve hesap gününde her milletin kendi kitabını okumaya çağırılacağı belirtilir. (Câsiye, 45/28-29). (F.K.)

AMEL,islami sohbet,AMEL DEFTERİ ,dini sohbet,AMEL DEFTERİ ANLAMI NEDİR