CÂHILIYYE DÖNEMI.

Bilgisizlik, gerçegi tanimama. Islâm, tam bir aydinlik ve bilgi devri oldugu için, Arabistan’da Islâmiyet’in yayilmasindan önceki devre, daha dar anlami ile Hz. Isa’dan sonra peygamberimizin gelmesine kadar geçen zamana “cahiliyye” devri adi verilmistir.
Devamını Oku

İman ve yalan,Dini Sohbet

İman ve yalan

Meyve Risâlesinde, Âyetü’l-Kürsî’nin tetimmesi olan âyette ebcet hesâbı ile 1417 tarihi çıkıyor. Bu tarihin hükmü ve mânâsı nedir?”

On Birinci Mes’elenin Haşiyesinin Bir Lâhikasına kaynaklık eden âyet Âyetü’l-Kürsî’den sonra gelen iki âyettir. Mânâları şöyledir: “Dinde zorlama yoktur. Artık hak ile batıl iyice ayrılmıştır. Kim insanları Allah’ın yolundan saptırıp isyana sürükleyen ve birer mâbud gibi kıymet verilen tâğûtları reddeder ve Allah’a iman ederse, işte o kopmaz ve kırılmaz sapa sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi eksiksiz bilendir. Allah îmân edenlerin dostu ve yardımcısıdır. Onları inkâr karanlıklarından kurtarıp hidâyet nûruna kavuşturur. İnkâr edenlerin dostu ise tâğûtlarıdır; onları îmân nûrundan mahrum bırakıp inkâr karanlıklarına sürükler. İşte onlar Cehennem ateşinin ehlidir. Orada ebediyen kalacaklardır.”1

Âyet, dinde zorlama olmadığını, hak ile bâtılın birbirinden iyice ayrıldığını, tâğûtları reddeden ve Allah’a îmân edenlerin kopmaz bir kulpa yapışmış olacağını, îmân edenlerin dostlarının Allah olduğunu, inkâr edenlerin ise tâğûtlarını dost edinmiş olacaklarını gündeme alan mesajlarıyla sanki çağımıza husûsî bir biçimde hem şefkatle, hem de tokatla bakıyor gibidir. Üstad Hazretleri de bu iki âyetten ebced hesabıyla çağımıza bakan tarihler çıkarır.2 Bu tarihlerden birisi de, “İnkâr edenlerin dostu tâğûtlardır” cümlesinin ebced hesabı ile karşılığı olan 1417 tarihidir. Ki, içinde bulunduğumuz rûmî yıl 1418; hicrî yıl ise 1423’tür.

İnsan îmân ettiğinde, Allah yolunda kopmaz bir ip olan Allah’ın kitabına sımsıkı bağlanır. İnkâr ettiğinde de, kendisine bağlanacağı, inanacağı, kulu ve kölesi olacağı bir “tâğût” bulur. Yani ya Allah’a îmân eder, Allah’ın kulu ve kölesi olur, yalnız O’na ibâdet eder, yalnız O’na sığınır ve yalnız O’ndan yardım ister. O’nun için yaşar, O’na döneceğini ve O’na hesap vereceğini bilir. O’na ve O’nun dînine hizmet eder. Ya da Allah’a îmân ve itaat etmez, ama dünyevî putların kölesi olmaktan da kendini kurtaramaz.

Yani, yol ikidir. İnsan, iki yoldan birisini tercih etmekle mükelleftir. Allah’a îmân ederse Allah’ı dostu bulacak, Allah’a dost olacak, Allah’ı sevecek, Allah’ın rızâsını arayacak, Allah tarafından sevilecek ve Allah’tan yardım görecek; Allah’ı bırakıp tâğûtları tercih ederse, aydınlıktan karanlığa çıkacak, tâğûtları tokatları gibi yüzünde şaklayacak. Yani bir yanda Allah’a îmân, itaat ve teslîmiyet, diğer yanda tâğûtlar. Bu, tarih boyunca böyle ola gelmiştir.

Demek insan Allah’a iman etmemekle kolay ve hafif bir yol bulduğunu boşuna zannetmektedir. Aslında en zor ve en çetrefilli çıkmaz bir sokakta yuvarlanmaktadır. Dünyevî putların kahrını çekmek daha zor ve daha sıkıntılıdır çünkü. Kendisine karşı kusur işlediğinde affı ve bağışlaması yoktur. Yağcılık yaptığında şefkatini, merhametini ve mükâfatını görmez.

İnşaallah; “Allah’a iman” noktasında dünya çapında bahar sancıları yaşıyoruz. Baharda bereket ve hayat getiren fırtınalar ve tecelliler bazen ağır gelebilir, şiddetli olabilir, can yakabilir, göz yaşartabilir. Ama dünyada dünya için yaşamıyoruz. Allah için varız ve Allah’a döndürüleceğiz. O halde vereceğimiz bedel, göreceğimiz mükâfat yanında elbette çok ucuz düşecektir. Çünkü Allah cömerttir, Allah zengindir, Allah kadir-kıymet bilendir, Allah en iyisiyle karşılık verendir, Allah ihsan ve ikram edendir, Allah unutmayandır, Allah ölümsüzdür. Allah inananlarla beraberdir.

Bununla berâber, Cenâb-ı Hakkın, îmân, hidâyet, huzur ve muvaffakiyet nimetlerini bize pahalı vermemesi, elbette duâmız ve dileğimizdir. Binâenaleyh, verilen bu tarihleri gelecek bahar noktasında hayra yormalı ve vazifemize devâm etmeliyiz.

Dipnotlar:

1- Bakara Sûresi, 2/256, 257;

2- Asâ-yı Mûsâ, s. 79.

nur sohbet,nur chat,islami sohbet,dini sohbet,islami sohbetler,islami forum

İlk insanlar ve Rûhu´l-Kudûs ,Dini Sohbet

İlk insanlar ve Rûhu´l-Kudûs ,Dini Sohbet

1- İlk insanlar mağaralarda vahşî mi yaşadılar? 2- Rûhu’l-Kudûs anlamı nedir ve neden Cebrâil (as) için söyleniyor?”

Vahşet damarı, insan denen mahlûkun rûhunda vardır. Onu törpülemediği, yontmadığı, insanlık tarafını ortaya çıkarmadığı müddetçe ilkel çağlarda da yaşasa, çağımızda da yaşasa insan vahşîdir. Vahşî Şaron’un köpeklerinin, Filistin halkına yaptıkları karşısında kılı kıpırdamayan bir dünyada yaşıyorken; ilk insanların bizden daha vahşî olduğunu hangi kritere göre söyleyeceğiz?

İnsanın mağarada yaşaması onun vahşî oluşu için hiç de önemli bir ölçü değildir. İnsan eğer insansa, mağarada da olsa, sarayda da olsa vahşî olduğu söylenemez. Tarih boyunca yüz binlerce peygamber insanın vahşet damarını törpülemek için geldi. Fakat insan yine bildiğini okudu. Hüküm, elbette Allah’ındır.

Rûhu’l-Kudûs, mukaddes ruh, Allah’ın emrine harfiyen uyan ruh, mukaddes bir vazîfe yapan rûh mânâsında Hazret-i Cebrâil (as) için kullanılmıştır. Allah ile Peygamberleri arasında elçilik görevi üstlendiği ve eksiksiz bir şekilde yürüttüğü için Hazret-i Cebrâil’e (as) bu unvan verilmiştir. Nitekim Kur’ân da Hazret-i Cebrâil (as) için Rûhu’l-Emîn(1) ve Rûh(2) unvanlarını kullanmıştır.

Dipnot:
1- Şuarâ Sûresi, 26/193;
2- Meâric Sûresi, 70/4; Kadir Sûresi, 97/4

 
 
dini sohbet.nur sohbet,islami sohbet,nur chat,dini chat,dini forum,islami forum

Üç Aylarda Okunacak Dualar ,Dini Sohbet

Üç Aylarda Okunacak Dualar ,Dini Sohbet

RECEB-İ ŞERİF DUALARI
_______________________
Receb-i şerifte okunacak dua:
Bi’smi’llahi’r-rahmani’r-rahim
Allahümme barik lena fi recebe ve şa’ban ve belliğna ramazan vahtim lena bi’l-iman ve yessir lena bi’l-kur’an.
( Bu duanın, sayı tahdid olmamakla beraber, Receb-i şerif boyunca günde 100 def’a okunmasında fazilet vardır. )10 GÜN Sübhana’llahi’l- hayyil- kayyum
10 GÜN Sübhana’llahi’l- ehadi’s-samed
10 GÜN Sübhana’llahi’l- gafuri’r- rahim


ŞABAN I ŞERİF DUALARI

________________________
Şa’ban-ı şerifte okunacak dua:
Bi’smi’llahi’r-rahmani’r-rahim
Allahümme barik lena fi şa’ban ve belliğna ramazan vahtim lena bi’l-iman ve yessir lena bi’l-kur’an.
( Bu duanın, sayı tahdid olmamakla beraber, Şa’ban-ı şerif boyunca günde 100 def’a okunmasında fazilet vardır. )

10 GÜN Ya latifu celle şanühü
10 GÜN Ya rezzaku celle şanühü
10 GÜN Ya azizü celle şanühü

RAMAZAN-I ŞERİF DUALARI
_________________________
10 GÜN Ya erhame’r- rahimin
10 GÜN Ya gaffarü’z- zünüb
10 GÜN Ya ‘atika’r- rikab

1.İkaz: Bu dualar günde en az yüz (100) defa okunmalıdır.
2.İkaz: Ramazan-ı şerifin herhangi bir gecesi Fetih Suresi okunursa, o sene içindeki kötülük, bela ve musibetlerden bi-izni’llahi te’ala muhafaza olunur.
3.İkaz: Ramazan-ı şerifin yirmi üçüncü (23.) gecesi Sure-i Ankebut ve Sure-i Rum okunur.
4.İkaz: Ramazan-ı şerifin herhangi bir gününde 363 (üç yüz altmış üç) İhlas-ı şerif okunur.

 
 
 

 

Kalbi temizlemek için ne yapmalıdır,islami sohbet

Kalbi temizlemek için ne yapmalıdır,islami sohbet

Kalbi karartan günahlardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kimse, günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Eğer tevbe ederse, o leke silinir. Tevbe etmeyip tekrar günah işlerse, o leke büyür ve kalbin tamamını kaplar, kalb, kapkara olur.) [Harâiti]

Günahlar kalbi kararttığına göre günaha sebep olacak şeylerden de kaçmak gerekir. Mesela uyku mubahtır. Ancak çok uyumak kalbe kasvet verip günah işlemeye zemin hazırlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Üç şey kalbe kasvet verir: Yemeği, uykuyu ve rahat olmayı sevmek.) [Deylemi]

Günah işleyince, hemen tevbe ve istiğfar etmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Paslanan her şeyin bir cilası vardır. Kalbin cilası “Estağfirullah” demektir.) [Deylemi]

Ölümü çok hatırlamak da, oruç tutmak da kalblerin pasını siler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbinin pası temizlenir.) [Nesai]

(Su değdiği, [rutubette kaldığı] zaman demirin paslandığı gibi, kalbler de [günah yüzünden] paslanır.) Orada bulunanlar, (Kalblerin cilası nedir ya Resulallah) dediler. Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Ölümü çok hatırlamak ve Kur’an-ı kerim okumaktır.) [Beyheki]

Müminin kalbi temizdir. Fâsıkların kalbi kirlidir, karadır. Kâfirlerin kalbi ise simsiyahtır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Müminin kalbi temizdir, orada parlayan bir ışık vardır. Kâfirin kalbi simsiyahtır ve terstir.) [Taberani]

 

islami sohbet,islami chat,dini sohbet,dini chat,nur sohbet,nur chat

 

 

Dört büyük melegin görevleri nelerdir Mikail,islami sohbet

Dört büyük melegin görevleri nelerdir Mikail,islami sohbet

 

Dört büyük melekten biri olup, tabiat olaylarını düzenlemekle görevlendirmiştir Kelime olarak, “Allah’ın küçük ve sevgili kulu” anl—– gelen Mikail Kur’an’ın bir yerinde Cebrail ile birlikte geçmektedir: “Her kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikâîl’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkar edenlerin düşmanıdır” (Bakara, 2/98)

Dini Sohbet,islami sohbet,islami chat,Dini Sohbetler